Kesin karar sahibi bir adamın emel ve maksatlarını takip edişi bir suyun akmasına benzer. İncecik bir suyun yatağının önüne biraz çamur yığarsanız su geçici bir süre için zapt edilmiş olur.
Dünyanın hali böyledir. İnsan bir şeyde iyilik görmeye çalışırsa mutlaka görülecek fenalıkları görmezlikten gelerek gözleri hep iyilikleri göreceği gibi, şayet bir şeyde fenalık bulmaya çalışacak olursa o şeydeki iyiliklerin hiçbirisini göremez. Her ne görse hep fena olarak kabul eder.
Öyle ya! Dil denilen şeyi hayatın zaruri ihtiyaçlarını karşılamaktan başka bir de sövüp saymaya vasıta zanneden terbiyesiz, cahil bir kızcağız insanoğlunun ağzından insanı böyle melek yaparcasına yüce sözler çıkabileceğine nasıl ihtimal verebilsin?..