Yokluk aslında tüm dünya kültürlerinde babaların bir özelliği değil midir? Onlar ya cephededir ya hapishanede, ya altın postun peşindedir ya da adalarda perilerle eğlenirler, ya ev dönüşü fırtınaya yakalanırlar ya da dünyanın meyhanelerine takılırlar, ya bir yerlerde gurbet ellerde para kazanırlar ya da sadece canları eve gelmek istemez ...
Sanırım birinin babamın artık olmadığını güllere de söylemesi gerekiyor, merak etmemeleri için. Ölümün, güller ve köpekler için açıklanması. Ölümü ve ölmeyi tabii ki biliyoruz, diye somurturdu güller, sonuçta bunu her kış yapıyoruz.
Gülleri koklamak için eğilmeye alışığız. Eğildiğimiz de, farkında olmadan, hem o gülü yetiştiren bahçıvana hem de gül fikrini yetiştiren Bahçıvan'a saygılarımızı sunmuş oluruz.
Yeri gelmişken, terk edildikten sonra cennet bahçesine ne olmuştur? Yabani otlara mı bürünmüştür?