Şuayb’ın feryadı, çiy taneleri gibi döküp
durduğu gözyaşları, sonucu haddi aştı da seher
çağı kulağına bir sestir geldi:
Suçluysan bağışladım, yarlıgadım suçunu.
Cennet diliyorsan verdim, sus artık, bırak şu
duayı.
O dedi ki: Ne bunu istiyorum, ne onu; apaçık
Tanrı cemalini istiyorum; yedi deniz ateş olsa
ona kavuşmak için dalar geçerim.
Hz. Peygamber (SAV) ashâbına şu duayı öğretmişti:
“Allah’ım bana Seni sevmeyi ve Seni sevenleri sevmeyi ve beni Sana yakınlaştıran her şeyi sevmeyi nasip eyle. Ya Rab! Senin sevgini bana, susuz kalmış birisi için suyun değerli olduğundan daha değerli kıl.”