Fuzûli ona şöyle sesleniyor:
“Ey Allah’ın habibi ve ey beşerin hayırlısı! Sana müştâkım. Dudağı kuruyanların, suya ulaşmanın harâreti ile yanmaları gibi ben de sana ulaşmanın hasretiyle yanıyorum.”
Hûd-118:
Eğer Rabbin dileseydi, (bütün) insanları bir tek millet yapardı (Fakat İslâm’da/Kur’an’da birleşmelerini ve sâlih amellerde yarışmalarını tercihlerine bıraktı). Ama onlar, (menfaatleri doğrultusunda) ihtilaf etmeye devam edeceklerdir.
Hûd Sûresi 114:
Gündüzün iki tarafında (öğle ve ikindide) ve gecenin (gündüze) yakın (üç)* vaktinde (akşam, yatsı ve sabahta) dosdoğru namaz kıl. Muhakkak ki iyilikler (beş vakit namazın sevabı, aradaki) kötülükleri (küçük günahları) giderir. İşte bu, düşünen, Allah’ı ananlara bir öğüt/bir hatırlatmadır.