Gece okuru

Usul usul inen Yağmur tıpırtılarını Dinler gibi Dalıp gitmiştik Sen konuşuyordun İpil ipil yağan bir yağmur gibi konuşuyordun...
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bir ülkede enflasyonu durdurmayı başaracak bir güç doğmamışsa veya o ülkede enflasyonu azdırmak suretiyle güçlenen zümrenin borusu ötüyorsa o ülkenin dünya siyasetinde oynayacağı rol sürekli olarak başkalarının oynatacağı rol olacaktır. Bir ülke topraklarının çölleşmesine, eğitim kurumlarının sefaletine bir çare bulamıyor, daha korkuncu, çare aramıyorsa o ülkenin dünya siyaseti muvacehesinde "irade" sahibi olduğunu, olabileceğini söylemek saçmadır.
Toplum hasta, çünkü biz insanlar kaderimizin kendi elimizde olduğu varsayımına uygun davranıyoruz. Karşımıza çıkan meselelerde çözümü yine o işi mesele haline getirenden bekliyoruz. Kendimizi "müstağni" saymasak bile, kendi istiğnasından güç alarak hareket edenlerle birlikte yaşamayı reddetmiyoruz. Onlarla birlikte hareket ediyoruz. Dost bildiklerimize pratik çareler öneriyoruz. Onlara hakkı ve sabrı tavsiye etmiyoruz. Çünkü dostlarımız bizden pratik çareler bekliyor ve nedense sabrı artıracak, hakkın yolunu genişletecek bilgiye sahipmiş gibi davranıyorlar.
Biz kendi felaketimizi üretiyoruz. Felaket sadece bizim çalışmamızdan beslendiği, sistemin ayakta duruşunun bedelini bizler ödediğimiz için felaketimizi finanse ediyoruz.
..."bana dokunmayan yılan bin yaşasın" diye ifade ediliyor. Felaketimizden memnun olarak ve yılana gıda temin ederek nereye vardığımız gün gibi aşikar.