Bu kitap ile yazarın kalemini gerçekten sevdiğimi fark ettim çünkü şimdi şu ana kadar okuduğum üç kitabını da çok hızlı bir şekilde bitirdim. Bu kitapta Seher Yeli'nde görünen Oğuz'un hikayesini okuyoruz ama hikayeyi anlamak için Seher Yeli'ni okumanıza gerek yok. Kitapta Seher Yeli'ne nazaran daha fazla aksiyon vardı ve erkek karakteri mesleğine dair daha çok şey görüyorduk. Bu da zaten tam da benim istediğim bir şeydi. Bunun yanında Oğuz, Vural'ın aksine aşkına tam sahip çıkan bir erkek karakterdi. Ne istediğini biliyor ve ona göre hareket ediyordu. Süveyda bazı sebeplerden hayata geç başlamış ve bunu telafi etmeye çalışan güçlü bir kadın karakterdi. Bir de yazarın bu kitabı ile şunu fark ettim. Yazar kadın karakterlerin eğitimi, mesleği hakkında bir şeyden bahsettiyse bunun altını boş bırakmıyor. Sadece sözleri ile değil, eylemleriyle de onları güçlü bir şekilde yansıtıyor.
İkilinin ilişkisi biraz hızlı ilerlese de aralarındaki çekim, kimya ve şiirsel diyalogları çok beğendim.
Eleştiri diyebileceğim tek şey yazarın önceki kitabında okuduğum için kıskançlık sahneleri hep aynı konu üzerinden ilerliyor. İlişkinin ilerleyişinde bir heyecan olsun istiyor ama sürekli aynı konu üzerinden de bunun yapılması bence bir yerde sıkıyor.
Bir de erkek karakter kardeşimle adaş olmak zorunda mıydı bir türlü ciddiye alamadım adamı...