Bobby vakası bunun bir örneğidir. Her ne kadar Bobby mutsuz ve ümitsiz derecede yardıma
ihtiyacı olsa da depresyonun kaynağı kendisi değil ailesinin ona davranışlarıydı. Söz konusu
şartlarda on beş yaşındaki her çocuk depresyona girer. Hastalıklı olan Bobby değil ailesiydi.
Bobby’nin depresyonu ailesinin davranışlarına karşı doğal bir tepkiydi. Çocuklar -ve hasta
ergenler- için anne ve babalar Tanrı gibidirler. Ailelerinin davranışları onlara örnek olur..
Yüzünde, filmlerde toplama kamplarından sağ kurtulanların
veya doğal afetler nedeniyle evlerini ve ailelerini kaybedenlerin yüzlerinde gördüğüm
ifade vardı: bitkin, duygusuz, ümitsiz.