#kübranınkitabı
Merhaba kitap dostlarım, size bugün altını çize çize okuduğum bir kitapla geldim…
İrade Terbiyesi benim için okuması değil, sindirmesi zor bir kitaptı. Çünkü bazı kitaplar bilgi verir, bazıları ise yüzleştirir… bu kitap kesinlikle ikinci grupta.
Okurken en çok şunu hissettim: aslında insanın en büyük savaşı başkalarıyla değil, kendisiyle. Kitapta geçen o düşünce beni baya düşündürdü:
“İrade, alışkanlıklarla güçlenir.”
Yani mesele bir anda değişmek değil, küçük küçük kendini inşa etmekmiş…
Bir başka yerde ise resmen durup kaldım:
“Zamanını yönetemeyen, hayatını yönetemez.”
Bu cümle tokat gibi çarptı desem abartmış olmam.
Kitap boyunca şunu fark ettim; ertelediğim şeyler, bahanelerim, “yarın yaparım” dediğim her şey aslında irademle ilgiliymiş. Ve bu yüzleşme biraz rahatsız edici ama bir o kadar da gerçekti.
Altını o kadar çok çizdim ki bazı sayfalar neredeyse tamamen dolu… çünkü her satırda “evet ya, tam olarak bu” dediğim bir şey vardı.
Kısacası; bu kitap okunup kenara bırakılacak bir kitap değil. Ara ara açıp kendine hatırlatmalık…
“İnsan kendine söz geçirebildiği kadar özgür.”