Mrs.Dalloway

Virginia Woolf
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·240 syf.··
2020 10. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2020 13:25
Dikkat spoiler içermez! Korkmadan okuyabilirsiniz. :) Gözlemlediğim kadarıyla bu kitap için değil, rastladığım bazı kitap incelemelerinde neredeyse kitabın tamamını buraya aktariyorlar üşenmeden. Az çok alıntılardan anlayabiliyoruz kitabın nasıl bir kitap olduğunu. Kitabı buraya yazmayalim. İnceleme yapmış olmak için yapmayalım lütfen. Bence kitabı okuyan kişinin onda uyandırdığı duygu, düşünce,eleştiri ve tavsiyesi varsa belirtilmeli, bizleri kitaptan soğutmayın. Çok güzel, mantıklı inceleme yapan arkadaşlar da var gerçekten o kitabı alıp okuyasım geliyor. O arkadaşlara teşekkür ediyorum. (Bu da böyle bir serzeniş) Gelelim kitaba, Virginia Woolf' un hayat hikayesinden etkilenmiştim. Bu kitaptan da çoğu yerde bahsediyorlar, duymussunuzdur bilinçaltı akis tekniğini en iyi uygulayan yazarlardandir diye. İlk 50 sayfa hiçbir şey anlamadım. Daldan dala atliyormus hissi uyandırdı bende. Bir bütünlük yok kitapta. Parantez içindeki açıklamalar da rahatsız etti. Okurun hayal etmesine imkan tanimiyordu sanki. Kitap akip gitmiyor, zoraki bitirdim. Acaba ben de mi sorun diye düşündüm neyse ki benim gibi beğenmeyenler de varmış. Bu bilinçaltı akış tekniği bana göre de değilmiş. Belki diğer kitapları güzeldir. Baska teknikle yazılmıştır, okumadan birsey diyemem. Diğer kitaplarını da okuma isteği bu kitapla ne yazık ki sonlandı. Kısacası hiç beğenmedim. Tavsiye etmiyorum.
Edebiyat
Mrs.DallowayVirginia Woolf · Olimpos Yayınları · 20205,9bin okunma
Puan vermedi·240 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2021 08:54
Başta kitabı okumakta çok zorlandım, konudan konuya atlıyor gibi gelmişti ama sonradan yazarın dilini çözdüm ve gerçekten hayran kaldım. Çook güzel ve değerli bir kitap olduğunu düşünüyorum.
1000Kitap
Mrs.DallowayVirginia Woolf · Olimpos Yayınları · 20205,9bin okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2023 3. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2023 17:05
Deniz Feneri'ne aşık olmuş bir okuyucu olarak büyük beklentilerle başladım Mrs.Dalloway'e. Beklediğim kadar da vardı aslında ancak ben ruhen böylesine bir eseri kaldırmaya hazır değildim. Keyif almama nedenim ruh halimken şimdi gidip puan vermek doğru olmaz. Virginia Woolf'un ne kadar zeki bir yazar olduğunu anlatmama gerek yok, bu eserle de kanıtlamış bunu yeniden. Kurduğu her cümleyi oturup saatlerce analiz edebiliriz belki de ve eminim çokça anlam çıkar. Böylesine büyük bir yazarı okumak için gerçekten hazır olmak gerek. Deniz Feneri'ni okurken hazırdım, bu eserde değildim. Kısa olabilir kitap ama öyle kolay yutulacak lokma değiller. 5 günde bitirdim her ne kadar yeni okuyorum konumuna getirsem de kitabı. Edebiyatın zirvesidir Virginia Woolf. Herkes en az bir kere okumalıdır onu... Anlamaya çalışmalıdır diyorum. Kitapla kalın, iyi bakın kendinize.
Edebiyat
Mrs.DallowayVirginia Woolf · Olimpos Yayınları · 20205,9bin okunma
#1001kitap~~~
10/10
·240 syf.··
2020 91. kitabı
Ilk okudugum kitabi kendine ait 1oda idi. Çok etkilenmiştim o kitabindan... Bu kitabında da iç konuşmalarından yaşamaya ve yaşamına dair ilginç tespitlerim oldu kendimce. Roman, Clarissa Dalloway´in akşam evde vereceği parti için çiçek almak üzere dışarı çıkması ile başlar. Roman, Mrs. Dalloway´in zihninde geçmiş - günümüz arasında gel-gitlerle sürmektedir. Metin boyunca Septimus ile hiç karşılaşmayan Clarissa arasında bir bağ kurulur. Akşam parti de ise Septimus´un ölüm haberini alan Clarissa kendini Septimus´un yerine koymaktadır. Clarissa, parlement üyesi olan Richard ile evlidir, fakat mutsuzdur. Çünkü Clarissa erkeklerden fazla kadınlara ilgi duymaktadır. Zaten romanda Sally ile öpüşmelerini hayatındaki en mutlu an olarak nitelendirmiştir. Clarissa, roman boyunca kafasında ölüm ile ilgili düşünceler vardır. Yazar romanında savaşçı, toplumu ve ince bir şekilde de yönetim sistemini eleştirmektedir. Mrs. Dalloway ölmeden önce okunması gereken #1001kitap arasındadır, çok çok severek okudum, kesinlikle tavsiyemdir...
Mrs.DallowayVirginia Woolf · Olimpos Yayınları · 20205,9bin okunma
Yorum
10/10
·240 syf.··
2021 6. kitabı
Virigina Wolf'ün 2. Kitabını da bitirdim, Mrs. Dalloway 20. Yüzyılda yaşayan bir kesimin günlerini nasıl geçirdiğini anlatıyor, ben bu dönemde savaştan sonra insanların davetlere partilere nasıl bu kadar katıldığını sürekli parti yaptıklarını pek anlamadım. Bu kitap da bana çok ağır ve sıkıcı geldi ve son 200 250 sayfayı falan hızlıca okuyup bitirdim, bir yandan Clarissa'nın Peter ile evlenmiş olsaydı yaşamının nasıl olacağını açıkçası merak etmiyor değilim. Ve hala neden Peter ile değil de Richard ile evlendiğini de pek anlamadım. Bana göre evde kalmamak için evlendi benim fikrime göre böyle bir yandan da Peter'ın Hindistan'dan geri geleceğini de düşünmediği için evlenmiş olabileceği yönünde. 😇 Yavaş ve sindirerek okuyacak bir kitap okumayı düşünüyor iseniz Mrs. Dalloway ve Kendine Ait Bir Oda kitabını öneririm sizlere. 😇
Roman
Mrs.DallowayVirginia Woolf · Olimpos Yayınları · 20205,9bin okunma
8/10
·240 syf.··
2025 2. kitabı
The Hours isimli bir film önerildi bana. Nasıl bir şey olduğundan habersiz açıp izlemeye başladım. İntihar sahnesini görüp Virginia ismini de duyunca "yoksa bu film Virginia Woolf ile mi alakalı" diye çok heyecanlandım; öyle de çıktı. Uzun uzun filmden bahsedecek değilim; Mrs. Dalloway (kitap) ve Virginia Woolf etrafında oluşmuştu. Filmi izledikten sonra okuyacağım kitap da belliydi. Ertesi gün kütüphaneye gittim hemen. Bir yerli yazardan kitap bir de Mrs. Dalloway'i aldım. O gün okumaya başladım. Daha ilk sayfalardaydım ki bir şeyler tanıdık geldi. Buraya girip okuduğum kitapları kontrol ettim. O da ne? Mrs. Dalloway'i daha yedi ay önce okumuşum. Üzülmedim değil. Hafızamın bu derece zayıf olması moralimi bozuyor. Fakat bir yandan da işime geldi. Evet kitabı okuduğumu biliyor, ilerlediğim kısımları hatırlıyordum ama devamında ne geleceğine dair bir fikrim olmadan okudum. Olaydan ziyade düşünce akışı içeren kitaplarda böyle oluyor. Olsun. Biz de tekrar tekrar okuruz. Önceki okuyuşumdan en çok aklımda kalan karakter Smithlermiş. Böyle olmasına şaşırdım. Anlatının eşliğinde çok kısa bir zaman dilimine ortak olmak çok güzel. Uzak memleketlerde, başka tarihlerde, başka başka zihinlerde... Kitabı istediğiniz zaman okuyup oraya gidebilirsiniz ama ben kendime bunun için bir plan yapmayaycak, hedef koymayacağım. Şimdi olduğu gibi, yeri kendiliğinden gelince elime alacak, unuttuysam da unutmadıysam da tekrar okuyacağım.
Mrs.DallowayVirginia Woolf · Olimpos Yayınları · 20205,9bin okunma
7/10
·200 syf.·
2017 16. kitabı
İngiliz Edebiyatının feminist yazarı Virginia Woolf, her zaman ilgimi çeken bir yazar olmuştur. Gerek yazdıklarıyla gerekse hayatıyla dikkat çeken bir isim. Çocukluğundan itibaren psikolojik bunalımlar yaşayan Wollf, hayatı boyunca manik depresif ruh halinden kurtulamamıştır. 22 yaşından itibaren 3 defa intihara kalkıştı. Hayatının son zamanlarında iyice psikolojik bunalımlara yenik düşen yazar, yazma yeteneğini kaybettiği ve artık yeni bir fikir üretemeyeceği düşüncesiyle sık sık boğuştu. Bu düşünceler, bu stres onun ruhsal bunalımlara savrulmasına sebep oldu ve bu düştüğü buhrandan, bataklıktan çıkamadı malesef. “Canım, yine deliriyorum, eminim bundan. O berbat dönemlerden birine daha tahammül edemeyeceğimizi hissediyorum. Bu kez iyileşmeyeceğim. Sesler duymaya başlıyorum, dikkatimi toplayamıyorum. Bu yüzden en iyisi neyse onu yapacağım… Daha fazla mücadele edemem. Senin hayatını mahvettiğimi biliyorum, ben olmazsam sen çalışabilirsin. Çalışacaksın da, biliyorum bunu. Görüyor musun, şunu bile doğru dürüst yazamıyorum. Okuyamıyorum. Hayatımdaki bütün mutluluğu sana borçlu olduğumu söylemek istiyorum… Beni kurtarabilecek biri olsaydı, o kişi sen olurdun. Her şeyimi yitirdim, bir tek senin iyi biri olduğuna inancım kaldı geride.“ 59 yıla sığdırılmış yaratıcı bir hayatın son cümleleriydi bunlar. Bu satırları yazan Wollf, 59 yaşındayken eşine hayatını daha fazla mahvedemem diye seslendiği satırları ardında bırakarak evinden ayrıldı. Evinin yakınındaki nehre ilerledi, cebini taşlarla doldurdu ve kendini soğuk nehrin sularına bırakıp, defalarca başarısız olduğu intihar eylemini bu defa başarıyla sonlandırdı. Virginia Woolf ' un bilnç akışını en iyi uyguladığı kitaplardan biridir Mrs. Dalloway. Bilinç akışı tekniği: Karakterlerin düşünme halini okuyucuya iç diyaloglarla
Mrs. DallowayVirginia Woolf · İletişim Yayınları · 20215,9bin okunma
Hayata dair her şey
10/10
·200 syf.·
2021 52. kitabı
Mrs. Dalloway’in kendi iç dünyalarının insanı olan karakterlerin her biri bende Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna kitabında geçen şu alıntıyı hatırlattı. “Ben dünyadan ziyade kafamın içinde yaşayan bir insanım… Hakiki hayatım benim için can sıkıcı bir rüyadan başka bir şey değildir…” Bilinç akışı denilince akla gelen ilk yazarlardan olan Wirginia Woolf, tam olarak bu cümlede bahsedilen karakterler resmediyor okuyucuya. Hayatın kendisini didaktik bir saat olarak değil,sürekliliğiyle kendini yenileyen bir nehir gibi çiziyor. Geçmişle geleceğin,hayalle gerçeğin arasında gidip gelen bir sarkaç.Muazzam cümleleriyle, -çoğu deniz temalı- insanın ruhuna incelikler katan benzetmelerle yapıyor bunu.Sıkıcı ve değişmez gündelik yaşama adeta keskin kalemiyle renk katıyor.Viktorya dönemi İngiltere’sinin muhafazakar yapısını, savaşın insanların ruhlarında yarattığı yıkıcılığı, kadının toplumdaki yerini,pamuk ipliğine bağlı olan kırılgan ruh halini olanca derinliğiyle ele alıyor.Karakterleri hem kendi içsel dünyalarından,hem de dışardan bir göz olarak sunuyor bizlere. Bazı karakterleri anlamlandırma konusunda, önem arz eden bir yönü var sahip olduğu yazım tekniğinin. Eğer siz de benim gibi gerçek hayattan ziyade kafasının içinde yaşayan bir insansınız, okurken zorlanacağınızı sanmam.Ama eğer gerçek hayata konsantre olmuş bir kişiliğiniz varsa -ay çok sıkıcı- ,anlatım sizi yorabilir, hatta sıkabilir.Ama ben en azından denemek gerektiği kanaatindeyim. Nesnel ve sıkıcı gerçekliklerden insanın bilincinin derinliklerine yaptığı, dingin, benzersiz bir yolculuk. Sona gelirken, okuyucuyu ana dilinde okuyamadığı bu eseri teselli eder gibi, ustaca çeviren, Tomris Uyar’ın da hakkını teslim etmeden geçmek istemem. İncelememi kitabın yazarın ağzından kısa bir özet niteliği taşıyan
Mrs. DallowayVirginia Woolf · İletişim Yayınları · 20215,9bin okunma
8/10
·208 syf.··
2018 45. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2018 21:53
"Mrs.Dalloway çiçekleri kendisinin alacağını söyledi." Kitap işte bu meşhur cümleyle başlıyor ve bütün bir gün boyunca Mrs.Dalloway'in gününe, saatlerine tanıklık ediyoruz. (Kitabın ismi bu yüzden zaman kavramında geçtiği için saatler olarak kalacakmış ama sonradan değiştirilmiş.) Anlatimi bakimindan karışık ve biraz da zor bir kitap Mrs.Dalloway. Yapilan yorumlardan anlayacagimiz üzere tam olarak zaman, mekan, karakter kavramı oturmadigindan, farklı zamanlarda geçtiği ve bir diğer zamana geçişte belirgin herhangi bir sey olmadığından sanırım pekte sevilmemiş. Evet bazi noktalarda hak veriyorum ama tam olarak da öyle düşündüğüm söylenemez, Mrs.Dalloway'in düşüncelerine paralellik gösteren düşüncelerim ve hareketlerim beni kitaba bağlamakta hiçte zorlamadi:) Her okur bir olmadigindan dolayi kitap benim icin gayet de akiciydi. Kitap bittikten sonra araştırma yaparken de karşıma bir film çıktı. Virginia Woolf'un Mrs.Dalloway kitabını yazarken ki sürecini anlatan bir film:The Hours(Saatler). Kitabı okuduktan sonra üzerine bu filmi izlemek kitapla ilgili sahip olduğum boşlukları doldurmada bana oldukça yardımcı oldu. Yanlış anlaşılma olmaması için tekrar belirteyim kitabın filmi değil,bu kitap yazılırken ki Virginia Woolf'un yaşamını anlatıyor, düşüncelerini ve hislerini yansıtıyor. Ama eğer kitabı okursanız ardından mutlaka filmi izleyin derim çünkü kitapta farklı zamanlarda geçen konu kafanızda tam yer etmediyse, bazı taşların yerine oturması açısından film çok çok yardımcı oluyor. Size tavsiyem kitabi okudum ama anlam veremedim diyorsanız mutlaka filmi izleyin.. İzleyin ki Virginia'yı anlayın.. Virginia.. Virginia ve kitabı bitirdikten sonra ki o hazin sonu... Ceplerine taş doldurup kendini göle bırakması... Kocasına bıraktığı o mektup... Ben burada noktalıyorum. Benim
Mrs. DallowayVirginia Woolf · Kırmızı Kedi Yayınları · 20185,9bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2023 41. kitabı
”Mrs Dalloway çiçekleri kendi alacaktı“ cümlesiyle başlayan bu kitap evden hangi amaçla çıktığını unutan ,giderken binlerce düşünceye dalan insanları hatırlattı bana …Yani kendimi …İnsan bazen bir sokakta yürürken geçmişin en kırılgan ve en dönüştürücü anlarına ışınlanıveriyor . öyle değil mi ? Yaşamını ,başkalarının yaşamını , yaptığı seçimleri ,arkadaşlıklarını, ilişkilerini sorguluyor … .Roman bir davet gecesini anlatıyor . Bilinç akışı sayesinde zihinden zihnine geçebiliyoruz. Bu o kadar akıcı ve güzel bir şekilde kaleme alınmış ki hayran olmamak elde değil . Davet gecesinde Clarissa’nın yıllar sonra ilk aşkı Peter Wals’le karşılaşmasına tanık oluyoruz ve Clarissa’nın geçmişini ve diğerlerinin geçmişini yaşıyor ve izliyormuş gibi hissediyoruz … .Zaman ,ölüm ve seçimler hakkında sorgulatacak bir kitap olan Mrs . Dalloway öznel konuların yanısıra 1.Dünya Savaş ‘ı sonrası Londrası’na ve toplumsal düzene de bir eleştirel niteliğindedir …
Mrs. DallowayVirginia Woolf · İletişim Yayınları · 20215,9bin okunma

Yazar Hakkında

Virginia WoolfYazar · 55 kitap
Virginia Woolf, İngiliz feminist, yazar, romancı ve eleştirmendir. 1882'de Londra'da dünyaya gelen Virginia Woolf, Victoria devri'nin tanınmış yazarlarından Sir Leslie Stephen'ın kızıydı. Annesi ve babası daha önce başkalarıyla evlenmişler, dul kaldıktan sonra ise bir araya gelmişlerdi. Her ikisinin de ilk eşlerinden çocukları vardı. Sir Leslie Stephen'ın ilk eşi, ünlü romancı William Makepeace Thackeray'nın kızıydı. Thackeray'nın eşi akıl hastası olduğundan, Leslie Stephen'ın bu kadından olan kızı Laura, anneannesine çekmiş, yirmi yaşında bir akıl hastahanesine kapatılmıştı. Virginia'nın annesi Julia Duckworth ile Leslie Stephen'ın beş çocukları oldu. Yaş sırasıyla Vanessa, Julian, Thoby, Virginia ve Adrian. Virginia on üç yaşındayken annesi ansızın ölmüştür. Woolf, o yıllarda kadınların ikinci planda kalması nedeni ile okula gönderilememiş fakat babası yardımı ile kendini geliştirmiştir. Kızkardeşi Vanessa Bell daha küçük bir yaşta iken bir ressam olmaya, Virginia Woolf ise bir yazar olmaya karar verir. Kendisini babasının kütüphanesinde geliştiren Virginia Woolf, 1895'de bir gazetede kısa hikâyelerini yayınlatır. Özellikle, Viktorya tarzı yaşamaya karşı olan Virginia Woolf, yazılarında da bundan bahseder. Bloomsbury Grubu 1904'te babasının ölümünden sonra kardeşleriyle Bloomsbury'ye taşınması ise hayatında ciddi bir dönüm noktası olmuştur. Bloomsbury grubu içinde birçok ünlü edebiyatçıyı barındıran ve cinsel konulardaki özgürlükçü tavırlarıyla tanınan bir grup entelektüelden oluşuyordu. Grupta bulunan birçok kişi eşcinsel ya da biseksüeldi. İnsanlar onları etik bir grup olarak görüyorlardı. Grupta John Maynard Keynes, E. M. Forster, Roger Fry, Duncan Grant ve Lytton Strachey gibi ünlü kişiler vardı. Woolf, 1909'da bir süreliğine Lytton Strachey ile nişanlanmıştır. Evliliği Virginia Woolf 1912 yılında Leonard Woolf ile evlenmiştir. Evlilikleri cinsel açıdan yeterli olmasa da, Virginia Woolf için çok önemli olmuştur. Leonard Woolf eşi için bir basımevi kurmuştu ve bu da Virginia Woolf'un yazdığı kitapları yayımlatması için bir fırsat olmuştu. Ölümü Perde Arası romanını yazdığı sıralarda artık kendini yeterince yetenekli hissetmiyor, yeteneğini kaybettiğini düşünüyordu. Her gün savaş korkusu ve yeteneğini kaybetmenin vermiş olduğu stres, dehşet ve korku sonucu ruhsal bunalıma girmiş, 28 Mart 1941'de içinde bulunduğu duruma daha fazla dayanamayıp evlerinin yakınlarında bulunan Ouse nehrine ceplerine taşlar doldurarak atlayıp intihar etmiştir. Virginia Woolf, geride iki intihar mektubu bırakmıştır. Birisi kardeşi Vanessa Bell'e diğeri ise kocası Leonard Woolf'a. "Sevgilim, yine çıldırmak üzere olduğumu hissediyorum. O korkunç yeniden yaşayamayacağımı hissediyorum. Ve ben bu kez iyileşemeyeceğim. Sesler duymaya başladım. Odaklanamıyorum. Bu yüzden yapılacak en iyi şey olarak gördüğüm şeyi yapıyorum. Sen bana olabilecek en büyük mutluluğu verdin. Benim için her şey oldun. Bu korkunç hastalık beni bulmadan önce birlikte bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemezdim. Artık savaşacak gücüm kalmadı. Hayatını mahvettiğimin farkındayım ve ben olmazsam, rahatça çalışabileceğini de biliyorum. Bunu sen de göreceksin. Görüyorsun ya, bunu düzgün yazmayı bile beceremiyorum. Söylemek istediğim şey şu ki, yaşadığım tüm mutluluğu sana borçluyum. Bana karşı daima sabırlı ve çok iyiydin. Demek istediğim, bunları herkes biliyor. Eğer biri beni kurtarabilseydi, o kişi sen olurdun. Artık benim için her şey bitti. Sadece sana bir iyilik yapabilirim. Hayatını daha fazla mahvedemem. Bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemiyorum."