"Ama en büyük ruh hastalarının adalet duygusu aşırı gelişmiş
olanlardan çıktığını biliyorum. Adaleti, kıymeti kendinden
menkul, hastalıklı bir haklılık duygusuyla karıştırır, o 'yüksek ideallerini' gerçekleştirmek için her yolu mubah görürler."
Kendini hiçbir zaman güçlü hissetmemiş birinin hasbelkader kavuştuğu güçten vazgeçmesini bekleyemezsin. Güç
de, tabiatı gereği hep daha fazlasını ister.
Ölmekse, ölmeye hazırdık; yaşamak, birbirimize bir göz kırpışı kadar kısa
bir an gülümsemekri çünkü ve biz birbirimize sonsuzluğu çoktan armağan etmiştik.
''Asıl siz nasıl yapabiliyorsunuz? Nasıl her şeye
bu kadar kolay ikna oluyorsunuz? Anlamadığınız fikirlere tutunuyorsunuz, tanrılara yalvarıyorsunuz, birbirinize sonsuz aşk
yeminleri ediyorsunuz ... Sonra tüm inançlarınız yerle bir olduğunda, hiçbir şey değişmemiş gibi yolunuza devam ediyor-
sunuz. Bir de utanmadan buna gelişme deyip aslında hiçbir
şeyden ders almıyorsunuz. Sözlerinizin, inançlarınızın kendi
gözünüzde bile hiçbir hükmü, değeri yok aslında. Şu ya da bu
yol fark etmiyor sizin için; yeter ki sefil varlığınızı manalı kılacak bir yalan olsun hayatınızda. Ve her zaman söyleyecek ne kadar çok sözünüz var! Bilhassa en ahmak olanlarınızın. İn-
san denen şey, doğanın yarattığı en sapkın hayvan türü; milyarlarca kendini ifade etme manyağı hayvan!"