Omuzlarını silkti. "Bence hüzün cidden kötü bir öksürük gibi.
Asla geçmiyor. Etrafını başka şeylerle çevirebilirsin; üstünü bir şeyle örtebilirsin; odanın bir köşesine itebilirsin, ama sonunda onunla yaşamayı öğrenmek zorundasın."
ustam der ki yaptığımız iş bize geri döner: Kâtipsen kâğıdın, çiftçiysen toprağın, mimarsan taşın dilini konuşursun, İyi işler yapalım ki, şu âleme bir hayrımız olsun.”