"Kıyametin bir müziği olsaydı keşke" dedim kendi kendime; gökyüzü üzerimize yıkılırken ve biz tam ortasından bir mezar gibi açılan toprağın içine yuvarlanırken gözlerimizi kapatıp ölümün şiddetinden biraz olsun kaçabilmek için kendimizi müziğe bırakırdık.
"Ruhunu esir eden ve kulaklarını gitgide sağırlaştıran dünya acısıyla baş edebilmenin yolunu arıyordu Beethoven. Yıpranmış defterinin sarıya çalan sayfalarını dolduran, notalar değil kalbinden açılan kıvılcımlardı. Bazı şarkıların notaları, insanın çektiği acılardır. "
"Aslına bakılırsa kıyamet meleği epey gecikmişti, çünkü insan kendi cehennemini çoktan yaratmıştı. Hatta ahali kendi başına kalsa, yıkım, çürüme ve ceza çok daha çetin olacaktı."
"Istırap yüklü ruhlarının tek kurtuluşu buydu. Hayatlarının o en uzun gecesinde hikayelerini anlatmayı seçtiler. Çünkü insan ölünce bedeni çürür, geriye yalnız hikayesi kalır ve bütün hikayeler gece anlatılır."