Kafdağı'nda başlayan buluşmamız adeta Gayya kuyusunda son buldu.
Sapa sağlam olduğunu düşündüğüm irademin çelik tellerinde o güne kadar hiç böyle kopuşlar olmamıştı. Bir kuytu bulup sarsıla sarsıla ağlamaya başladım.
Ağla gözlerim ağla hak ettin bugün yine tuzu
Ağlıyor musun diye sorana bahane edersin tozu
“Demek senin de en sevdiğin renk yeşil. Ama ben hiç yeşil bir şeylerini görmedim.” dedi Hülya. ... O hülyalı gözlerin gezintisinin gözlerimde noktalanacağını biliyordum. “Kıyafetim, eşyam, odam… Yeşil öyle her yerde olursa kıymeti azalır.” diye karşılık verdim. Anlık suskunluğun ardından devam ettim konuşmaya: “Zaten yeşilin en güzel tonları benim için yeryüzünde olabilecekleri en güzel yerdeler.”