''Kitap okusam kimse ses çıkarmıyor...Vurdulu kırdılı filmlerden de kurtuldum, sanata doyuyorum. Esasen yalnızlıkla bir problemim yok yani, ben sensizliği pek sevmiyorum.''
“Beni soracak olursan iyiyim, sessiz sessiz duruyorum. Hiçbir şeye isyan etmiyor hiçbir şeyle savaşmıyorum. Korktuğumdan değil, çok sıkıldım, bir tatsızlık çıkmasını istemiyorum. Hayatın bu evresinin hızlıca geçmesini umuyorum. Sütten ağzım yandı, yoğurdu yemeye ‘teşebbüs’ bile etmiyorum”
Kitabın konusu; sevdiği adamdan ayrıldıktan sonra ayrılık sürecinde yaşadıklarını 20 öyküden oluşan ve aynı kişiye yazılmış aslında kendi ile dertleşen bir kadının hikayesi.
Kitabı okuduğumda yolda giderken bir süre kitabı kapatıp kulaklığımı takıp #fuzulikantatası şarkısını açıp yola uzun uzun bakıp sende mi aynı şeyleri yaşadın dedim içimden kitabın yazarına. Kitabın adı ne kadar manidar ki ayrılık süreci yaşadığınız hikayeden daha uzun , ayrılık bambaşka bir karakter gibi üstlenir isminin anlamını hakkıyla.
Karakter her ne kadar özlem, sevgi, umut etme, pes etme, kabulleniş vb bütün duyguları evre evre bazen iki zıt duyguları aynı anda yaşasa bile bize günün sonunda ilmek ilmek kendini bulabildiğini göstermiş