Adam onun hazır olduğuna karar verince ikisi ormana gittiler ve adam ona etrafa nasıl dikkat edeceğini, hayvanların günler mi yoksa dakikalar önce mi orada olduğunu anlatan işaretleri (kırık dallar, ters dönmüş yapraklar, kan ve dışkı izleri) aramayı öğretti. Bir tavşanın yuva, bir tilkinin yiyecek arayıp aramadığını ve ikisinin de aradığı şeyleri bulup bulamadığını anlayabilirdi. "Hayvanlar alışkanlıklarına bağlı yaratıklardır," dedi adam. "Öyküleri tekrar tekrar yazılır." Kışın kar örtüsü ya da yazın toprak zemini üstünde her zaman bir öykü vardı ve en sonunda iyi bir avcı olduğu takdirde öykünün sonunu her zaman avlanan taraf yazardı.
"Bu ayakkabıyı annen yapmıştı," dedi adam.
"Sen hala onun karnındayken. Birlikte yayla avladığımız geyiğin derisinden beş çift ayakkabı yaptı. Yaptığı her çift bir numara büyüktü; böylece, son çift de sana küçük geldikten sonra kendi ayakkabılarını yapabilecek yaşta olacaktın."
"Bu son çiftim mi?"
"Evet," dedi adam.
"Burada, seninle birlikte olmaktan çok istediği bir şey yoktu. Ama buradan ayrılıp dağda uyuyacağımız zamanı seçemeyiz. Günün birinde hepimizin dağda uyuması gerekir. Ayının bile. Tüm irademizle buna karşı mücadele etsek de ... "