Sanırım, hayat aslında sadece bu kısacık anlardan oluşuyor. En tuhaf anlarda bile bir dostla atılan kahkahalardan; o çok sev diğin kedinin kucağında huzurla uyuyuşunu izlediğin dakikalardan; annenin, ablanın ya da anneannenin sarılışından, âşık olunanın kirpiklerine güneşin değişini fark ettiğin mucizevi anlardan ibaret.
Şimdi kendime ve içimde kalan güneşe bakınca o deli kıza imrenmiyor da değilim. Geriye kalan güneşim, beni bile ısıtmaya yetmezken artık ne gözlerimi kamaştırabılır ne de başkasına bir hayrı dokunur galiba. O zamanlar beni hayatına güneşimle bile katamayan adam, şu anki karanlığımı görse koşarak uzaklaşırdı benden herhalde.