Yüksek ve adaletli bir güce inanmak dünyanın gidişatını, dünyadaki olayların izah etmekten aciz olmak demektir. Yaratılışa hakim, adaletli bi vahdet varsa dünyadaki ataletsizliği nasıl izah edelim? Gözlüler arasında ışığa muhtaç körler var, mutlular arasında talihsizler var, bollukta yaşayanlardan çok fakir, ağalardan çok kul, güzellerden çok çirkinliğinden utananlar var. Bu adaletsizliğin sorumlusu kim?!
Kitap bilinmeyen bir nedenle ölümle burun-buruna kaldığı anda arkadaşı tarafından soğukkanlılıkla terkedilen bir adamın nehrin ortasında kalmasıyla başlıyor. Kitabın ilerleyen zamanlarında kişiye göre değişen fikirler üretile bilir adamın gelme nedeni ile ilgili, ama bana göre altın aramaya çıkmış, ya da o zamanlar meşhur olan posta soygunu gerçekleştirmiş iki cinayetkardan birisi. Kitabın en etkili yeri ölüm-kalım mücadelesi verirken canavarın yediği geyiğin kemiklerini kemirmesi mi yoksa kekik yavrularını çiğ-çiğ yemesini mi derseniz, ben hasta canavarla geçirdiği günler derim. İkisi de ezgin, hasta, aç ve çaresiz. Düşünsenize öyle bir haldesiniz ki, hasta canavar aç olmasına rağmen saldırmıyor, günlerce peşinizden gelip ölmenizi bekliyor. Adamın kurtulduktan sonraki tavırlarına travmaya dayalı opsesif kompolsiv psikoz denebilir. Gerek, ekmeği stoklaması, gerek ihtiyacı olmadığı halde ekmek dilenmesi, gerekse de stoklarım tükenme riski olduğu düşüncesini kafasından atamaması beni düşündürdü.
Tekrar okur muyum? - Evet (tabii eğer kalbim dayanırsa)
Həyat EşqiJack London · Qanun Nəşriyyatı, Əli və Nino Nəşriyyatı · 20201,898 okunma