Kolossus

Kolossus
@Kolossus
internet enjoyer.
1/10
·272 syf.··
2022 15. kitabı
Boş. Ne bilgi var ne de felsefi tartışma. Kitapdan edineceğini ufak tefek bilgileri Youtube'taki on dakikalık videolardan edinebilirsiniz. O kadar sığ. Ayrıca: "20XX Zattiri Zart Zort En İyi XXX Kitap Ödülü, Hebele Hüp Hüp Kitap Ödülü Finalisti" tarzı ibareler ön ve arka kapakta yer alıyorsa o kitap boştur. Zaten içi dolu bir bilim veya felsefe kitabı olsa ödül almaz hatta ödüllere katılacak kadar okunmazdı bile.
Makine OlmakMark O. Connell · Domingo Yayınevi · 2018130 okunma
Reklam

Kolossus

, bir kitap okudu
1/10
·272 syf.··
2022 15. kitabı
Mark O. Connell
7.4/10 · 130 okunma
Biz o günlerde Cumhuriyet Bayramı'na katılmak üzere bütün izciler, askerler, sivil toplum örgütleri Ankara'ya gitmeye hazırlanıyorduk. Ben de Galatasaray İzci Takımı'nın arasındaydım. Atatürk yine iyileşecek, yine kendisini tribünde göreceğiz diyor ve buna inanıyorduk. Bayramdan birkaç gün önce Ankara'ya ulaştık. Haberleri izliyorduk. Hiçbir kötü haber yoktu. Bu inancımızı 29 Ekim 1938 sabahına kadar yitirmemiştik. Ama o gün tribünde başbakan Celal Bayar'ı görünce buz gibi olduk. Bu bir bayram değil, bir yas günüydü. Ertesi gün İstanbul'a dönmeyi bekliyorduk. Hayır, hepimizi Kayseri'ye gönderdiler. Çünkü Atatürk'ün ölümü bekleniyormuş. Cenazeye katılmak için gençleri Ankara'da tutmak istemişler. 1o Kasım'da da kara haber duyuldu. Bir güneş, işte böyle battı. Bir daha doğmayacak bir güneş.

Kolossus

, bir kitap okudu
10/10
·168 syf.··
2022 14. kitabı
Hıfzı Topuz
9.1/10 · 250 okunma
10/10
·168 syf.··
2022 14. kitabı
Her geçen gün Atatürk hakkında bir şeyler okudukça daha çok duygulandığımı fark ettim. Bu kitapta da fazlaca duygulandım, bazen de mutlu oldum o ayrı. Fakat o son cümlede gerçekten boğazım düğümlendi, öyle son mu yazılır?! "... Biz o günlerde Cumhuriyet Bayramı'na katılmak üzere bütün izciler, askerler, sivil toplum örgütleri Ankara'ya gitmeye hazırlanıyorduk. Ben de Galatasaray İzci Takımı'nın arasındaydım. Atatürk yine iyileşecek, yine kendisini tribünde göreceğiz diyor ve buna inanıyorduk. Bayramdan birkaç gün önce Ankara'ya ulaştık. Haberleri izliyorduk. Hiçbir kötü haber yoktu. Bu inancımızı 29 Ekim 1938 sabahına kadar yitirmemiştik. Ama o gün tribünde başbakan Celal Bayar'ı görünce buz gibi olduk. Bu bir bayram değil, bir yas günüydü. Ertesi gün İstanbul'a dönmeyi bekliyorduk. Hayır, hepimizi Kayseri'ye gönderdiler. Çünkü Atatürk'ün ölümü bekleniyormuş. Cenazeye katılmak için gençleri Ankara'da tutmak istemişler. 10 Kasım'da da kara haber duyuldu. Bir güneş, işte böyle battı. Bir daha doğmayacak bir güneş."
Bana Atatürkü AnlattılarHıfzı Topuz · Remzi Kitabevi · 2010250 okunma
Reklam