Burcu

"Deme bana Oğuz, Kayı, Osmanlı; Türk'üm, bu ad her ünvandan üstündür.. Yoktur Özbek, Nogay, Kırgız, Kazanlı, Türk Milleti bir bölünmez bütündür.." Ziya Gökalp
Reklam
Tarih şuuru, milletlerin hareket hatlarını tâyine yarayan bir millî savunma silahıdır. Hangi milletten düşmanlık gelmiştir? Hangi rejim faydalı veya tehlikelidir? Ne türlü şahıslar iyilik ve kötülük edebilir? İşte bütün bunların cevabını tarih şuuru verir. Olgun bir insana bir takım zehirlerle muvakkaten hafızası kaybettirildiği gibi, milletlere de, milletlerin zehiri olan propaganda, telkin ve iftira ile tarih şuurunu bir müddet kaybettirmek kabildir. Fakat olgun millet kendisini çabuk toplar. Yalan propagandanın tesiri giderilir. Hakikat meydana çıkar.
İlk önce Türk tarihini ikiye ayıracağız: 1) Anayurttaki Türk tarihi; 2) Yabancı illerdeki Türk tarihi. Anayurttaki Türk tarihi en eski çağlardan on birinci asra kadar yalnız Türkistan'da geçer. Bu Türkistan tabirine bugünkü Moğolistan ve Rus Avrupa'sının doğu bölümleri girer. On birinci asırda batıda ikinci bir anayurt daha kurulmuştur: Türkiye. Buna da Anadolu, Erran, Azerbaycan, Irak ve Şimalî Suriye dahildir. Türkistan ve Türkiye tarihleri aralıksız bîr bütün halinde Türklerin tarihidir. Hattâ bazen bu iki vatan birleşmiştir. Yabancı illerdeki Türk tarihi ise hakim Türk sül elerinin ırklara dayanarak kurduğu devletlerin tarihidir. Bunlar sürekli olmamış, bir Türk sülâlesiyle Türk ordusunun başka milletlere tahakkümüyle başlayarak sonunda yabancı çokluklar arasında dillerini ve milliyetlerini kaybetmeleri şeklinde devam etmiştir. Bu devletleri bütün ömürlerince Türk devleti saymağa imkân yoktur. Meselâ bugünkü Mısır devleti Türk askerlerine dayanan bîr Türk hanedanı tarafından kurulduğu halde bugün Mısır tamamıyla bîr Arap devleti olmuştur. Onun için Çin, Hindistan, İran, Doğu Avrupa ve Mısır'da kurulan Türk devletlerini, hanedan ve ordu Türk seciyesini sakladığı müddetçe Türk tarihi kadrosuna sokabiliriz. Hanedan ve ordu Türklüğünü kaybettikten sonra onları Türk tarihi içinde mütalaa etmeğe imkân yoktur.
1806-1871 arasında Almanya da başsız kalmış, fakat kimse Prusya, Baviyera, Saksonya, Vurtemberg vesaireyi ayrı birer devlet saymamıştır. Tarih yine Almanya tarihi olarak okutulmuştur. Halbuki biz hâlâ her sülâleyi ayrı devlet sayıyor ve tek Türkiye tarihi deyince Osmanlı hanedanı ve Cumhuriyet devrelerini anlıyoruz.
İngiltere'de Anju, Tudor devletleri yoksa Türkeli'nde de Kun, Gök Türk, Uygur, Selçük, Osmanlı devletleri yoktur. Ancak Kun, Gök Türk, Uygur, Selçük, Osmanlı sülâleleri siyasî zümrelerinin bulunması ve bunların birbiriyle çarpışması bu kaideyi bozmaz.
Reklam