Burcu

Biz, ''bizim için Kıbrıs davası diye bir konu yoktur'' diyecek kadar gafil ve aciz dışişleri bakanları görmüş insanlar olarak, sizin, Kıbrıs Türkleri'nin haklarını savunmak üzere yad ellerdeki ölesiye, bitesiye savaşınızı ve 800 Orta Asya Türk'ünün hayatını kurtarmak için yaptığınız müdahaleyi her zaman saygı ile anacağız. Şunu da düşünmekten kendimizi alıkoyamayacağız ki, Kıbrıs Rum'undan daha alçak ve daha rezil olan Komünist Çinli'ye 800 Türk'ü geri verdirmek, verilmesine seyirci kalmak milli tarihimiz için silinmez bir leke olacak, gelecek nesiller bizi nefretle anacaktır.
Reklam
Türkiye'de hiçbir İran düşmanlığı bulunmamasına karşılık müttefikimiz İran'ın şuuraltında bazı karanlık noktaların bulunduğu muhakkaktır. İranlılara, geleceklerinin Türk dostluğuna bağlı bulunduğunu, Türk düşmanlığının İran'ın lehinde olmayacağını hatırlatmak ise dostça bir uyarmadan başka bir şey değildir.
Makedonya hakimiyetine son veren Partların Fars olmadığı muhakkak olmamakla beraber bunları da İran kadrosuna alsak ve Sasanlılarla birlikte hesap etsek dört beş asır süren bu devreyi Araplar sona erdirip ondan sonra İran haritadan silinmemiş miydi?
Fars, Kürt ve Ermenileri içine almak hayalindeki Panaryanizme ne demeli? Hele Farslarla Ermenilerin birleşmesi gibi asla gerçekleşemeyecek olan bir düşüncenin ardındakiler nasıl insanlardır? Pantürkistler kendi tarihleri hususunda hiçbir mugalata veya mübalağaya kapılmış değillerdir. Buna ihtiyaçları olmadığı da malumdur. Ya geçende kutlanan “İran'ın 2500 üncü yıl dönümü” nedir? Acaba ortada gerçekten 2500 yıllık bir devlet var mı? İranlı müttefiklerimizi gücendirmek pahasına olsa da böyle bir devletin bulunmadığını söylemeye mecburuz. Medyalıları İranlı saysak bile Medyalılarla Perslerin kısa süren hakimiyetlerini İskender istilâsı yok edip İran uzun süre MakedonyalIların esareti altında kalmamış mıydı?
Türkiye'de Pantürkizm düşüncesi bütün Türkleri (Âyendegân'ın tabiriyle Türkçe konuşan milletleri) birleştirmek gayesini güder. Bu gaye tarihte birkaç defa gerçekleşmiştir. Selçuklu Alp Arslan ve Melikşah zamanlarında İran ile Türkiye tek devlet halinde yaşıyorlardı ve başında Selçuklu Hanedanı bulunan, başkenti Rey veya İsfahan şehirleri olan bu devlet şüphesiz bir Türk devletiydi. İşte bugün İran'da Türkçe konuşan Azeriler ve başka Türkler, İranlı dostlarının mizah konusu olacak iddiaları gibi Moğollar'ın zorla Türkçe konuşturdukları Farslar değil, Selçuk Devletinin dayandığı unsur olan Türklerin torunları, yani İran'ın dünkü hâkimleridir.
Reklam