Vaktiyle Macar ve Polonyalı mültecileri vermemek için iki büyük devletle savaşı göze almak yiğitliğini gösteren bu devlet ve bu millet mi bugün kendi soyundan olanları düşmana teslim edecek? Atom çağında olmamıza rağmen, insanı insan yapan şey, nihayet, uğrunda ölümü göze alacağı birkaç düşünceye bağlı olmasıdır...
Bir milletin, elde silah vuruşurken bir m lyon çocuğunu kaybetmesi acı fakat avunması olan şanlı bir olaydır. 800 evladını kan içici düşmanlarına vererek boğazlatması ise, hiçbir mazereti ve tesellisi olmayan, akıl dışı bir faciadır.
Bir komünist devlete geri verilen kimsenin işkence ile ölüme verilmiş demek olduğunu artık herkes biliyor. Bu 800 kişi Türk değilde herhangi bir milletin çocuğu olsa bile onların Komünist Çin'e geri verilmesi vicdanları sızlatır.
Millet Meclisindeki bütçe konuşmalarında bu konunun ele alınması dolayısıyla Türkçüler Derneği tarafından sayın Dışişleri Bakanına bir mektup gönderilmiştir. Bu mektubu aşağıya alıyoruz.
•
14 Mart 1964
Sayın Feridun Cemal Erkin Türkiye Dışişleri Bakanı
Sayın Bakan,
Millet Meclisindeki bütçe konuşmaları sırasında, şimdi Afganistan'da bulunan Doğu Türkistanlı 800 Kazak Türk'ünün hayatları konusunda söylenenler, size başvurmaya bizi mecbur etti. Bir mebusun
beyanlarından öğrendik ki, Komünist Çin'le çarpışarak Tibet yaylası üzerinden Afganistan'a geçmeyi başaran bu 800 Türk'ü, Afgan hükümeti tarafından Çin'e geri verilmekten kurtaran şey, sizin müdahaleniz olmuştur. Yine aynı demeçten öğreniyoruz ki, Mart sonuna kadar Türkiye'ye, bunların yol parasını vererek Türkiye'ye gelmelerini sağlayamazsa, 800 Türk, boğazlanmak üzere Çin'e teslim edilecektir.
Biz, ''bizim için Kıbrıs davası diye bir konu yoktur'' diyecek kadar gafil ve aciz dışişleri bakanları görmüş insanlar olarak, sizin, Kıbrıs Türkleri'nin haklarını savunmak üzere yad ellerdeki ölesiye, bitesiye savaşınızı ve 800 Orta Asya Türk'ünün hayatını kurtarmak için yaptığınız müdahaleyi her zaman saygı ile anacağız. Şunu da düşünmekten kendimizi alıkoyamayacağız ki, Kıbrıs Rum'undan daha alçak ve daha rezil olan Komünist Çinli'ye 800 Türk'ü geri verdirmek, verilmesine seyirci kalmak milli tarihimiz için silinmez bir leke olacak, gelecek nesiller bizi nefretle anacaktır.
•
15 milyarlık bütçesi olan bir devlet için 800 insanın hayatını kurtarmak üzere, en çok bir milyon lirayı bulup çıkarmak
İranlılara, geleceklerinin Türk dostluğuna bağlı bulunduğunu, Türk düşmanlığının İran'ın lehinde olmayacağını hatırlatmak ise dostça bir uyarmadan başka bir şey değildir.
Mustafa Kemal Paşa, “Atatürk” adını soyadı olarak almıştır. Şunu da unutmamalı ki o Sakarya ve Dumlupınar meydan savaşlarını kazanmış bir kumandan, mahvoldu sanılan bir milleti kalkındıran devlet adamıydı. Tehlike anlarında ülkesini bırakıp gitmiş ve bu unvanı durup dururken almış değildi.