Atayın Ruhu

Atayın Ruhu
@Konomi44
Oğuz Atay ...
Binlerce gezen içinden düştüm bu dünyaya , oysa farklı elmaları ısırmıştık
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ey gece başımı döndürüyorsun karanlığınla
Uzun zamandır içimde durduramadığım bir his beni tekrardan bu kapının önüne sürüklüyordu. Bu kapı yani Rauf Beyle beni dünyaya bağlayan bu kapı, ölümle yaşam arasında gidip geldiğim bu sırlı kapı ,içimde fırtınalar koparken beni öfkemden korkusun diye ettiğim duaların bir ilmek gibi bu kapıya işlendiği ruhuma çiviler çakılırken gözleriminin ,ellerimin ve bütün uvuzlarımın bu kapının eşiğinde yitip gittiği ve her tıklanışta tüylerimin beynime kadar titreştiği o kapının eşiğindeyim. Rauf Beyin kapıyı açtıktan sonra ki o eski uyarlıklardan kalma gözlerine bakıyorum, ilaç kokulu odalara girer girmez ruhuma mengene gibi işlenen fotoğraflara bakıyorum .Bilge diyorum üç kez Rauf Beyin gözü doluyor , Münevver Hanım mutfaktan geliyor Semiha mıydı yoksa aklım karışıyor elime bir mektup tutuşturuyor oku diyor oku; Mektup bittikten sonra Bilge diyorum uzun zamandır uyuyamıyorum, her gün rüyalarımda aynı besteyi, aynı melodiyi,aynı besteyi görüyorum, uzun uzun yürüşler yapıyorum, ne kadar eğlenirsem değişmiyor sanki kafamda bir ses Bilge senden bile ağır basıyor o beste ,o melodi,o beste susmuyor sen gittikten sonra ruhuma suuru üfleyen o kutret yiyip bitiyor içimi,seni aklımla düşünürken o beste kalbimin el değmeyen yerlerinden bir karanfil gibi yeşeriyor anlatamıyorum, oysa sen olsan anlardın , nefes alışlarımı bile kontrol edemiyorum , Olmuyor Bilge ayaklarım beni bir balkonun ucuna götürürken başım dönüyor
Durduramıyorum ayaklarımı kaç kilometre uzaklıkta olursam oluyum ruhum o kapının önüne sürüklüyor bedenimi. Ben bu kapıyla hayat arasında lanetlenmişim .Başım dönerken bile bu kapıyı düşünüyorum yani dünya ile hayat arasındaki beni tutan bu kapı
Bilgenin Ölümü; Ruhumu alamıyorum bu bir karış toprak parçasından, düşüncelerim karışıyor Bilge, senin ölümünü yani gözlerini yumduğun ve dünyanın karanlık olduğu o anı, beynimin kemikten çakılı odasından atamıyorum. Dünyam karışıyor harfler,sayılar,anılar birbiri içinde kayboluyor,gözümdeki ademsel perdeyi açamıyorum , ben o mezarın başına çok geldim Bilge ,Sen nerdeydin ? kaç kilometre ,kaç ışıklı yılı veya hangi evrenseydin ? İsayı bulamadım Bilge ama Einstein İsa arasında bağlantıyı ilk ben keşfettim zamana göreceli inan iki ruhu çelik kablolarla birleştirdim sen olsan gözlerini büyüterek eline hemen kitapları alır araştırırdın.Ölüme inanmıyordum ben Bilge seninle tanışana kadar ölüm diye bir şey yoktu, insanlığada inanmıyordum .Beni elma yediğim zaman yakaladın ilk inanışımı sana yaptım ve sonra çözüldü saçlarımdaki altından perde karardı saçlarım oksijen çekmeye başladı ciğerlerim , başım dönene kadar soludum dünyanın havasını, sen o zaman nerdeydin Bilge?