Mehmet Ali Paşa (Nazım Hikmet'in annneannesinin babası) şehit olduktan kısa süre sonra, Yeni Zelanda'da bir gazete Mehmet Ali Paşa'nın hayat hikâyesini ve ölümünü anlatan bir makale yayınlanır. Berlin Kongresi sırasında durumunun ve karakterinin orijinalliğiyle delegeler arasında ilgi çektiği yazar. Makalede Mehmet Ali Paşa'nın kendi yazdığı "Eriha'nın Gülü" şiirini kongre sırasında okuduğu ve sınır görüşmelerinin gecikmesine neden olduğu da anlatılır. Alman heyetinden Prens Hohenlohe de anılarında Mehmet Ali Paşa'nın bir görüşme sırasında aile hayatıyla ilgili anekdotlar anlattığını, şiirlerini okuduğunu yazar; "Eriha'nın Gülü" adlı şiirinin de oldukça iyi olduğunu belirtir.
Eriha'nın Gülü bitkisi susuz kaldığı zaman yapraklarını kapatıp yuvarlak, kuru bir ot görüntüsünü alır. Aradan yıllar geçse de suyu bulduğunda yaprakları yeşerir ve hayata döner. Kaynaklarda şiirin adı var ama kendisi geçmez. Ziyarete gittiği Magdeburg'ta yayımlanan gazetedeki haberde, Almanca olarak Mehmet Ali Paşa'nın yazdığı belirtilen bir şiir yer alır. Şiiri okuyunca adının neden diriliş bitkisi, Eriha'nın gülü olduğu anlaşılıyor.
Sevgilim, bir gün kırılır da kalbim
Çarpamazsa artık senin için,
Sarmaşık örülü koyu serviler
Yükselirse göğe mezarımdan.
Öylece uzanıp beklerim ben
Koymalarını seni de toprağa,
Çürümüş kemiklerime o zaman
Ta derinlerde yine can gelir.
Ve getirdikçe esintisi rüzgârın
Bir avuç toprağı bana mezarından,
Kalbimin küllerinden yukarıya
Usulca bir ağıt yükselir.
(Almanca'dan çevrilmiştir.)
Rastlantı kelimesinin açıklamaktan aciz kalacağı bir duruma dikkatinizi çekmek istiyorum. Mehmet Ali Paşa'nın bu şiirinden tam kırk yıl sonra, kızının torununun ilk şiiri yayımlanır. Tam da büyük dedenin şiirinin dibine düşen mısralardır bunlar:
HÂLÂ SERVİLERDE AĞLIYORLAR MI?
Bir