Kitabı yeni bitirdim. Sulu gözlerle bu incelemeyi yazıyorum...
İçim buruk. Hüngür hüngür ağladım sonlarında. Konusundan bahsetmeyeceğim bahsedenler olmuştur diye düşünüyorum o yüzden duygularımdan bahsedeceğim.
Kitap o kadar güzel,derin ve anlamlıydı ki.
Keşke mutsuz kötü sonra biten bir kitap değilde mutlu son olsaydı. Bu arada spoiler değil zaten konusundan anlarsınız hüzünlü bir konusu olduğunu.
Her neyse çok nadirdir ağladığım kitaplarda ama bu kitapta hüngür hüngür ağladım. Sayfalara göz yaşlarım düştü.
İçim dediğim gibi çok buruk. Alperin nahif sevgisi ,Gökçe’nin güçlülüğü , dik duruşu, cesurluğu, Burcunun bi takım hataları olsa da sevgiye açlığı, Yankı’nın bir erkek için kendini yıkmaması, zekice planlarıyla mükemmel sonuçlara varması, Erdem’in dürüstlüğü...
Kitabın her ayrıntısına hayran kaldım.
Alper le Gökçenin mutlu olmasını çok isterdim. Alper e çok üzülüyorum. Gökçeye ayrı üzülüyorum.
İçimde kalan bir ilişkiydi keşke böyle olmasaydı.
Katili öğrenince zaten şok geçirdim. Öldürme sebebi ayrı bir kanser sebebi zaten.
Zeynep,murat a ve semihe çok sinir oldum nefret ediyorum.
Tereddütünüz varsa kesinlikle etmeyin ve okuyun. Çok güzel bir kitap. Çok duygusal dediğim gibi keşke Gökçe olmasaydı da mutlu sonla biten bir kurgu okuyabilseydik...
SPOİLER
Alper in çocuğuna Gökçe ismini verdiğini öğrenince gözlerimden seller aktı. Çok naif bi o kadarda yürek burkan bir haraket. Keşke Alper gibi sevenimiz olsa. Alper gibi bir karakter uzun süre okuyabilceğimi asla düşünmüyorum. Buruğum kısacası.