Durdu." Kopar goncaları henüz vakit varken bugün, "diye yineledi Keating" bu duygu Latince Carpe Diem ile ifade edilir. Bunun anlamını bilen var mı aranızda?" "Carpe diem, "bugünü yaşa" demektir" diye yanıtladı Latince öğrencisi meeks. "Çok iyi bay ...?" "Meeks." "Bugünü yaşa" diye tekrarladı keating. "ozan bu mısraları neden yazmış?" Öğrencilerden biri "çünkü acelesi varmış?" Diye atıldığında diğerleri de gülmekten iki büklüm olmuştu. "hayır hayır hayır çünkü biz ancak sayılı ilkbahar yaz ve gözü yaşayabiliyoruz. inanması ne kadar güç olursa olsun bir gün hepimizin soluk alıp vermesi sona erecek, soğuyacak ve öleceğiz." dramatik bir ara verdi "ayağa kalkın ve 60 70 yıl önce bu okula devam eden öğrencilerin yüzlerini irdeleyin" dedi çocuklara "haydi sıkılmayın, gidip bakın." çocuklar kalkarak onur salonunun duvarları kaplayan sınıf resimlerine doğru yürüyerek geçmişten onlara bakan genç adamların yüzlerine baktılar. "hiç birinizden farkları yok değil mi? "Gözlerindeki umut sizin gözlerinizde de okunuyor. geleceğin kendileri için harika şeyler getireceğini düşünüyorlar, aynı çoğunuzun düşündüğü gibi. peki çocuklar bu gülücükler şimdi nerede? umutları ne oldu" çocuklar ciddi ve düşüncede resimlere bakıyorlardı. Ktg hızlı adımlarla salonda dolaşıyor, resimleri tek tek işaret ediyordu. "Çoğu bir nebze olsun yetenekleri ölçüsünde bir hayat kurabilmek için, artık çok geç oluncaya kadar beklemedi mi? Büyük başarı tanrısı kovalarken gençlik rüyalarını getirmediler mi? Şimdi bu beylerin çoğu yabani nergisa gübre oldu. Yine de çocuklar iyice yaklaşırsınız fısıltılarını duyabilirsiniz haydi bakalım eğilin" diye buyurdu. "haydi duyabiliyor musunuz?" çocuklar sessizdi, bazıları çekingence resimlere doğru eğilmişti. "Carpe Diem" diye fısıldadı kuvvetli bir tonla "bugünü yaşa.
Dramatik bir şekilde masanın üstüne sıçrayarak sınıfa döndü. 'hey kaptan, bizim kaptan!' diye sıraladı hızla, sonra gözlerini sınıfta gezdirerek 'bunun kimin dizeleri olduğunu bilen var mı? kimse yok mu? hayır mı?' sessizce oturan çocuklara keskin bir bakış attı. kimse parmak kaldırmıyordu 'bu dizeler genç öğrencilerim' dedi sabırla 'walt whitman adında bir ozan tarafından Abraham Lincoln için yazılmış. bu sınıfta bana ya Bay Keatin ya da hey kaptan bizim kaptan diye seslenebilirsiniz
Yatak en yakın arkadaşımdır benim. ah bir yatak olsa şimdi, diye düşündü. yataktan iyi şey var mıdır be? yenildikkten sonra her şey daha kolay oluyormuş, diye düşündü. bunun bu kadar kolay olduğunu bilmiyordum. hem ne Yeniliş, ne Yeniliş...
Günahın ne olduğunu anlamam, ona pek inanmam da. belki balık tutmak da günahtır. geçimini sağlamak, başkalarını doyurmak için yaptığım halde bu işin günah olduğunu sanıyorum. ama o zaman her şey günah sayılırdı. günah münah düşünmenin sırası değil şimdi. bunun için çok geç kaldık, hem millet bununla doyuruyor karnınaı. Başkası düşünsün, bir ben mi kaldım aklını yoracak? balık nasıl balık olarak yaratılıyorsa, sen de balıkçı olmak için yaratılmışsın.