okure

Bir Han'a, kaftanının yağlı ve kirli olduğunu söylemek onun cömertliğine yapılan bir iltifat sayılırdı. Çünkü misafirler yemekten sonra ellerini ev sahibinin kaftanına silerlerdi.
Sayfa 70·Kitabı okudu
Yemek-Kültür
Reklam
Eski Türklerin balığı fazla yiyip üzerine çok su içmeye çekindiklerini çünkü balıkların midelerinde canlanmasından korktukları söylenir. Bu yüzden fazla balık yemenin hasta edeceği ve insanı akılsızlaştıracağı sanılır.
Sayfa 35 - Hece Yayınları
Böylece 1591'de başka bir şeyhülislam, Bostanzade Mehmed Efendi, kahveye itibarını geri veren bir fetva yayınladı. Fetvasında, kahve çekirdeği az kavurulursa haram bir içecek olmayacağını belirtti. Belki de bu yüzden, İtalya'daki alışık olunan çok kavrulmuş kahve çekirdeğinden yapılan kahvenin aksine, Türk kahvesi az kavrulmuş kahve çekirdekleriyle yapılır.
Sayfa 51·Kitabı okudu
Yemek-Kültür
Psikanalitik psikoterapinin varsayımlarından bir tanesi, çocukluk acılarımızı tekrarlayıp durduğumuzdur. Freud buna "tekrarlama zorlantısı" adını vermiştir.
Sayfa 26·Kitabı okudu
Edebiyat
7/10
·280 syf.··
2017 90. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 02 Temmuz 2017 13:12
Ernest Hemingway'in kurguyla karışık gençlik anılarından oluşan kitap. Sürekli para kazanabildiği, onun için garanti bir iş olan gazeteciliği bırakıp hayali olan yazarlığa başladığı süreci de içerdiği için okura ister istemez "yazar olma" hakkında belli tüyolar da veriyor kitap. Ama ilk cümlede belirttiğim gibi, insanda nostalji duygularını uyandıran bir anı kitabı öncelikle. Yazarın Paris anılarını yaşadıktan yaklaşık 40 yıl sonra hem eski Paris'e hem de kendi gençliğine duyduğu özlemle kaleme alması kitabın bu özellikte olmasında önemli bir etken. Kitabı okurken bu nostaljik anıların Woody Allen'ın Midnight in Paris filmini çekmesine ilham kaynağı olduğunu düşündüm. Teması nostalji olan bu filmde genç bir yazar Paris'e geliyor ve cep telefonların, televizyonların, bilgisayarların, son model arabaların dünyasından sıkıldığı anda kendini daha önce hayalini kurduğu 1920'lerin Paris'inde buluyor (Filmin 1920'ler kısmındaki sahnelerinde Paris Bir Şenliktir kitabından epeyce faydandığı belli oluyor Allen'ın) burada tanışmayı hayal ettiği yazarlarla ve ressamlarla tanışıyor, onların gittiği kafelere gidiyor, onların katıldığı partilere katılıyor. Sonra burada tanıştığı bir kadın ona hayalini söylüyor: Sıkıcı olan şimdiki zamandan (1920'ler) kurtulup geçmişe gitmek! Adamın hayali gibi kadının hayali de gerçek oluyor ve bir anda kendilerini daha eski bir tarihteki partinin içinde buluyorlar. Tabi orada da aynı durum gerçekleşip daha eskiye gidiyorlar. Matruşka bebeği gibi sürüp duruyor bu durum. Her dönem, kendinden önceki döneme hayran ve onun daha iyi olduğu görüşünde. Siyah-beyaz Yeşilçam filmlerinde bile duyduğumuz "Nerede o eski bayramlar!" lafından fazlası değil aslında yaşadığımız nostalji duygusu. Bence özlediğimiz şey geçmişteki teknoloji, giyim, yemekler,
Siyaset
Paris Bir ŞenliktirErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 2016342 okunma
Reklam