Emirhan'ın Kapak Resmi
Emirhan, Benim Adım Kırmızı'ı inceledi.
08 Eyl 17:49 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Daha önce Türkçe ve edebiyat derslerinde öğretmenin ödev olarak verdikleri dışında yerli kitap okumayan 16 yaşındaki benin, internette görüp ismi hoşuna gittiği ve romanın yazarı hakkında oradan buradan duyduğu iddia ve spekülasyonlar da merakını uyandırdığı için satın aldığı kitap.
"Şimdi bir ölüyüm ben, bir ceset, bir kuyunun dibinde."
Romana başladığım anda bu romanın daha önce okuduklarımdan çok farklı olduğunu anladım. Tek iyi özelliği okuma sırasında geçici bir heyecan yaratmak olan, okuma esnasında insana yeni olaylar görmek dışında hiçbir şey katmayan, okuyup bitirince bir lunapark aletine binmiş gibi bir his bırakmaktan daha fazlasını okuyucuya bırakamayan alışılagelmiş polisiye romanlardan değildi bu kitap. Katil dahil olmak üzere roman karakterlerinin birinci ağızdan sırayla anlatmalarıyla oluşan bir cinayet hikayesinin olmasının yanı sıra, hikayeden bağımsız olarak -başta Ben Bir Ağacım ve kitabın adını taşıyan Benim Adım Kırmızı olmak üzere- insanın çok hoşuna giden ilginç bir anlatımla yazılan bölümlere de sahip bu kitap.
"Kırmızı olmaktan ne de mutluyum! İçim yanıyor; kuvvetliyim; fark edildiğimi biliyorum; bana karşı koyamadığınızı da."
Cinayet bölümünde hakim renk olan kırmızının kitabın başlığında adının geçmesi şaşılacak bir durum değil. Ama sonradan kitabın adının (Orhan Pamuk'un da arkadaşı olan) Umberto Eco'nun yazdığı, (benzer şekilde) eski bir dönemde geçen ve cinayet hikayesinin yanısıra dini tartışmaların da yer aldığı Gülün Adı kitabına bir gönderme olduğunu öğrendim.
Bana kalırsa cinayet hikayesi olarak Benim Adım Kırmızı daha iyi olsa da tarihsel arka plan Gülün Adı'nda daha başarılı bir biçimde oluşturulmuştu.
Son olarak romanın yazılış hikayesini de merak ediyorsanız YKY basımlarından birini almanızı öneririm.

Yaşamım bir şarkıcının iç çekme anıdır...

Edip Cansever - Beş Mevsim

Emirhan, bir alıntı ekledi.
04 Eyl 23:37 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Korkuyu beklerken...
...İlkin, bu nevrotik kaygı korkunun genel koşulunu, yani kendisini uygun herhangi bir düşünceye bağlamaya, yargıyı etkilemeye, beklentiler yaratmaya, aslında kısaca kendisini hissettirmek için herhangi bir fırsatı yakalamaya hazır bir yüzer-gezer anksiyete (free-floating anxiety)* koşulunu buluyoruz. Biz bu duruma, "korkuyla beklemek" veya "kaygılı bekleyiş" diyoruz.
Bu tür bir korku yaşayan kişiler olasılıklarının en kötüsünü öngörürler, her bir rastlantıyı kötü alamet olarak yorumlarlar ve bütün belirsizliklere korkunç anlamlar yüklerler. Hasta sınıfına sokmayacağımız birçok kişi felaket beklentisi eğilimi gösterir. Onları aşırı kaygılı ya da karamsar olmakla suçlarız.

*Herhangi bir tehlike veya tehlike belirtisi yokken deneyimlenen korku.

Psikanalize Giriş, Sigmund Freud (Sayfa 164 - Cem Yayınevi)Psikanalize Giriş, Sigmund Freud (Sayfa 164 - Cem Yayınevi)
Emirhan tekrar paylaştı. 03 Eyl 14:34
Noir, bir alıntı ekledi.
03 Eyl 12:48 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Demokrasi, seçilmiş sınıfın, toplumun sahibi olan efendilerinin hizmetinde çalışmak üzere eğitildiği bir sistem olmalıdır. Nüfusun geri kalan bölümü, her çeşit örgütlenmeden yoksun bırakılmalıdır, çünkü örgütlenmek sadece başa bela olur. Onlar, yalnız başlarına televizyon karşısında oturarak, hayattaki en önemli şeyin mal mülk edinmek ya da şu izlediğiniz iyi halli, orta sınıf aileler gibi yaşamak ve Amerikancılık, uyum gibi iyi değerleri elde tutmak olduğunu söyleyen mesajı kafalarına kazımalıdır. Hayat bundan ibarettir.

Medya Denetimi, Noam ChomskyMedya Denetimi, Noam Chomsky
Emirhan, bir alıntı ekledi.
01 Eyl 21:17 · Kitabı okudu · 6/10 puan

...Toplum, eğitimin en önemli görevlerinden biri olarak, üreme dürtüsü kendisini gösterdiğinde cinsel içgüdüyü kısıtlamasını, kontrol altına almasını ve toplumsal normlara uyan bireysel isteğe dönüştürmesini görüyor. Buna göre, kendi çıkarı adına toplum, çocuk belli bir zihinsel olgunluk evresine ulaşıncaya kadar çocuğun cinsel ihtiyaçlarının tam gelişimini erteleyecektir. Aksi takdirde içgüdü, bütün bariyerleri aşabilir ve medeniyetin zar zor elde ettiği sonuçları yok edebilir. Cinselliği frenleme görevinin üstesinden gelmek kimi zaman kolay, kimi zaman zor olmuştur. İnsan toplumunu motive eden kuvvet temel olarak ekonomik; üyelerinin çalışmadan yaşamalarına izin verebilecek kadar yeterli geçim kaynağına sahip olmadığından, toplum üyelerinin sayısını sınırlamak ve tüm enerjilerini cinsel aktiviteden çalışmaya yönlendirmek zorunda. Burada, insanlıkla beraber doğan ve bugüne kadar direnen ebedi yaşam için mücadele karşısında bulunuyoruz.

Psikanalize Giriş, Sigmund Freud (Sayfa 75 - Cem Yayınevi)Psikanalize Giriş, Sigmund Freud (Sayfa 75 - Cem Yayınevi)
Emirhan, bir alıntı ekledi.
27 Ağu 19:21 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Freud, rüyaların dilinin şimdiye dek hiç kimseye öğretilmediğini, ama herkesin öğrendiğini ve kullanabildiğini, ancak aynı zamanda pek anlaşılmayan bir dile benzediğini fark etmişti. Rüya, onu gören için tam anlamıyla muhteşemdir, ama çok kolayca unutuluverir. (Uyanınca rüya çoğu zaman biz daha ne olduğunu anlamadan solup gider.) Neden unutmaya bu kadar hevesli olduğumuz bir dil kullanalım? Freud'un buna cevabı rüya görmenin yasak (ödipal, çocukluk) arzunun dili olduğu ve yasak olanın kuvvetli cazibesinden ötürü çok rahatsız edici olduğuydu.

Freud Olmak - Bir Psikanalistin Gelişimi, Adam Phillips (Sayfa 121 - Yapı Kredi Yayınları)Freud Olmak - Bir Psikanalistin Gelişimi, Adam Phillips (Sayfa 121 - Yapı Kredi Yayınları)
Emirhan, bir alıntı ekledi.
 23 Ağu 21:00 · Kitabı okudu · 7/10 puan

...arzuyu beşeri gelişimin merkezine koyarsanız temanız ölçüsüz hırs olur.

Freud Olmak - Bir Psikanalistin Gelişimi, Adam Phillips (Sayfa 91 - Yapı Kredi Yayınları)Freud Olmak - Bir Psikanalistin Gelişimi, Adam Phillips (Sayfa 91 - Yapı Kredi Yayınları)