Bektaşiler Nevruz’a 40’lar bayramı der, bu vesileyle Osmanlıca‘dasin harfi ile başlayan yedi tane yiyecek yerlerdi. Bunlar sirke senced (yaban Mersin’i ) sir (sarımsak ) soğan simit salep ve semek (balık)
Kanuni Sultan Süleyman devrinden itibaren fil aslan zürafa gibi değişik ve egzotik hayvanlar at meydanıı’nın yakınındaki bir çeşit hayvanat bahçesine çevrilmiş Yerebatan sarnıcındaki kümeslerde tutulmaya başlanmıştır. Halka açık törenlerde bu hayvanlar dışarıya çıkarılıp halka gösterilerek sultanın dünyadaki tüm değişik yaratıkları hükümdarı olduğu mesaja verilmek istenirdi.
Çok pahalı olan altın Misk ve amber gibi malzemeler afrodizyak etkileri nedeniyle saray hekiminin isteğiyle satın alınırdı. Örneğin deliği İbrahim Paşa kahvesinin içerisine amber toz katarak içtiğinden bu fosil reçinesinin fiyatı o tarihlerde olağanüstü pahalanmıştır. Bir gün bir İngiliz’in elinde piramit şeklinde büyük bir amberin olduğu öğrenince saray muhafızları bu tüccarı sabah doğmadan bulmuş ve saraya zorla getirmişlerdi. Ne olduğunu anlamayan İngiliz tüccar yaka paça saraya getirildiğinde elindeki amberi fiyatının kat kat üstüne satarak karlı bir iş yapmayı başarmıştır. İlkbahar başlangıcında sarayın hekimi altın ve haşhaşlı karıştırarak Nevruziye adı verilen hapları sultann için özel hazırlardı