Yasın bir tür öğrenme süreci olduğunu söylerken, kolay bir şeyi öğrenmekten bahsetmiyorum.Bu süreç bisiklete binmek gibi belli bir beceride ustalaşırken dengemizi nasıl koruyacağımızı öğrenmeye benzemez.Bu tür bir öğrenme, yabancı bir gezegene seyahat ettiğinizde, havanın solunamaması nedeniyle her zaman oksijen maskesini takmayı unutmamanız gerektiğini ya da bedeniniz yirmi dört saat varmış gibi çalışmaya devam ettiği halde aslında günün otuz iki saat olduğunu öğrenmek gibidir.Yas, çok iyi bildiğinizi sandığınız oyunun kurallarını değiştirir.
Birinin ölümünü kabul etmekle onun ölümüne boyun eğmek arasında bir fark olduğunu açıklığa kavuşturmak gerekir. Kabul etmek; sevilen kişinin gittiğini, bir daha asla geri dönmeyeceğini, hayattayken yaşananlarla ilgili yapılacak bir şey olmadığını, pişmanlıkların ve vedalar geçmişin bir parçası olduğunu bilmektir. Kabul etmek; ölen kişiyi unutmadan, onsuz hayata şimdiki haliyle odaklanmaktır. Boyun eğmek ise bir adım daha ileri giderek sevdiğiniz kişinin gittiğini ve bir daha asla mutlu olamayacağınızı ima eder, ölümün yalnızca olumsuz sonuçlarına dikkat çeker. Kabul etmek; mevcut anın anlamlı, zor, sevinçli ya da çetin olabileceği umudu üzerinden en basit haliyle gerçekliğin farkına varmaktır.