"Herkes 'anı yaşa' der ya... Söylemesi kolay, anı yaşamak ne demek ki? Esasen anı yaşamak, şu anda yaptığımız şeye tüm kalbimizi vermemiz demektir. Nefes alırken sadece soluğumuza, yürürken sadece adım atmaya, koşarken sadece koşmaya odaklanmak demektir. Her seferinde tek bir şeye odaklanmak yani. Geçmişi ve geleceği unutmak."
"Kitap okurken yazarların hepsinin kuyuya düşmüş insanlar olduğunu öğrendim. Oradan yeni kurtulanlar da çok önceleri çıkanlar da var ve sanki hepsi ileride o kuyuya yine düşeceklerini söylüyor."
"Ben işimden keyif alıyorum. Bütün gün çalışıp eve geldiğimde bir bira içerek oyun oynamayı da kitabevine gelip birkaç sayfa okumayı da seviyorum. Yalnız sizin de söylediğiniz gibi, fazla çalışırsak her ne kadar keyifli bir iş de olsa, nihayetinde usanıyoruz. Ev, şirket, ev, şirket... Sadece bir haftalığına bile öyle yaşasam, nefes alamadım."
Müzikte ahengin kulağa hoş gelebilmesi için öncesinde ahenksizlik olmalıymış. Bu sebeple müzikte ahenk ve ahenksizliğin bir arada var olması gerekiyormuş. Yaşamımızın da müzik gibi olduğunu söylüyor. Uyumdan önce uyumsuzluk olduğu için hayatlarımızın güzelliğini hissedebiliyormuşuz.