"Onlar bir zamanlar içgüdüleri yaşadıkları ortama kalıp gibi oturan, her canlı kadar mutlu birer hayvandılar. Oysa şimdi insanlığın prangalarıyla tökezleniyorlar, hiç anlayamadıkları bir yasanın boyunduruğu altında, bitmek bilmeyen bir korku içinde yaşıyorlardı; büyük acılar çekerek vücut bulan şu insan müsveddesi varlıkları bitmek bilmeyen bir iç mücadele geçiriyor, bitmek bilmeyen bir Moreau korkusu taşıyordu -üstelik ne uğruna? Beni çileden çıkaran, bütün bunların boşunalığıydı."
"Sanki dünyanın bütün acıları bu çığlığa yansımıştı. Yine de, böylesi bir acının yan odada sessizce çekiliyor olduğunu bilseydim sanırım pekala katlanabilirdim -hep düşünmüşümdür. Duyulan acı dile gelip de yüreğimizi sızlatmayagörsün, o acıma duygusu insanı harap eder."