"Kendi dillerinden başka dil bilmeyen anaların, cezaevlerindeki çocuklarıyla bile kendi dilleriyle konuşması yasaklanmış bir mahalleydi. Ağanın alıp sattığı, askerin yönettiği, Hoca'nın şifa dağıttığı bir mahalleydi..."
Herkes, kendi ömrünün dikenlerinde açmış çiçeklerin kelebekleriydi biraz: anlaşılmaz derecede anlaşılmak için çırpınan;
çırpındıkça
kendi yemişine yem olan...