Annem üzülmesin diye, kendime bir oda bile tutmadan on yıl o iç karartıcı odamda yaşamadım mı ? Babam benimle öğünsün diye can sıkıntımı yürürlükten kaldırıp üniversiteyi bitirmedim mi ? Her sözünüze başımı sallamadım mı ? Neymiş efendim ? Hiçbir işin sonunu getirememişim. Siz başlamayı bile göze alamadınız. Benimle içinizden gelerek hangi yaşantıma katıldınız ? Benimle yaşanmazmış. Ne biliyorsunuz?
Korkuyoruz. Düşünmekten ve sevmekten korkuyoruz. İnsan olmaktan korkuyoruz. İnsan yerine bir yığın kuklalar yaratıyoruz. İnsana benzetirsek, onlara acımaktan korkuyoruz. İşin içine bir kere acıma girerse, ondan bir daha kurtulamamaktan korkuyoruz.
İçinden geldiği gibi yazsan, içinden geldiği gibi anlatsan Selimim. Olmaz. Deli derler adama sonra. Hemen damgayı yapıştırırlar. Daha kötüsü, hiçbir şey demezler. Ya da bütün çıkardığın gürültünün sonunda bunu mu yazacaktın derler…