Geçen günlerde( daha kitabı okumamıştım) camdan dışarıyı seyrederken acaba hangi tarihte yaşasaydım kadınların ayrımcılığa maruz kalmadığı , el üstünde tutulduğu bir döneme denk gelirdim diye kendi kendime sordum. 10 yıl önce mi? Ya da 30 yıl sonra mı? Doğrusu bilemiyorum. Aksine işler daha kötü boyutlara doğru ilerliyor. Belki de kötü dediğimiz bu çağ, geleceğin en iyisidir.
1900'lü dönemlerden bahseden bu kitapta kadınların; herhangi bir yazı yazma,( mektubu dahil etmemişler Allah'tan yoksa napardık) tek başına bir mekana girme, çimlerin üzerinde oturma, kendilerine ait bir odalarının olması ,kendi bütçelerinin olması gibi daha birçok HAK alınmış vaziyettedir. Peki bu hak kim tarafından alındı ? Erkekler demek cevabı eksik bırakıyor. Kadınlar da bu hakları tartışmasız bir şekilde ellerine verdiler . Roman yazan kadınlar kötü eleştirilere maruz kaldılar, arkalarından atılıp tutuldu ve iğrenç hakaretlere maruz kaldılar. Şu an özgürce roman yazabilmemizi tarihte bazı cesur kadınlara borçlu olduğumuzu fark ettim. Gurur ve Önyargı gibi bir başyapıt bu koşullar altında yazıldı . Jane Austen , bu kitabı yazdığı sayfaları hep saklamak zorunda kalmış, resimlerini karanlıkta çizmiş ve daha nicesi bu koşullar altında şu an bizim en iyi imkanlarda dahi belki de yazamıyacağımız kitaplar yazmışlar.
Sahi neden kadınlardan da bir Shekspare çıkmamış ? Daha mı az akıllıyız veya kurmaca yeteneğimiz mi yok? Elbette ki cevap boş zaman. Kadınların kendi alanları dahi olmadığı bir dönemde ya da dönemlerde nasıl kalkıpta bu kadar sorumluluk altında bir de sanata vakit ayırsınlar öyle değil mi? Hayır bu bir nevi kendimizi kandırmak olur tüm suçu erkeklere yüklemiş oluruz . Yeri geldiğinde kendimize, hemcinsimize de sormak gerekiyor. Neden anneler kızlarına yüklü miktar para ,