Yazmanın büyük bir cesaret istediği bu kitabı ancak bir kadın yazabilirdi. Pınar Kür'e saygıyla. Okumanın da cesaret istediği bu kitabı ise kadınları ve geleceği düşünen herkes - cinsiyet fark etmeksizin - kesinlikle okumalı...Kitabı okurken çok zorlandığımı söylemeliyim. Bıraksam mı acaba diye düşündüm. Sonra ben okurken rahatız oldum ama o kadın bunları yaşadı diye tokat bir uyanış indi beynime. Melek'e yapılanları okumak beni gerçekten çok zorladı. Bu haberlerin benzerlerini her gün okumuyor muyuz? Bu konularda hala bir arpa boyu yol alamadığımızı görmekse çok üzücü. Kitabı okurken hayatın ne kadar acımasız olduğunu , bazı insanların gerçekten çok şanssız, çaresiz olduğunu, bazı insanlarında ne kadar hasta ruhlu olduğunu, bireysel ve toplumsal cehaleti, işimize gelmeyince nasıl kör ve sağır olduğumuzu düşündüm. Okuduktan sonra içinizde bir acı kalacak. Kitabın mahkemelik oluşunun ve bir dönem yasaklanmasının nedeni ise "ar ve haya duygularını incitmek ve cinsel tahrik amacıyla yazılmış" olduğunun savunulması. Ben size nedenini söyleyim, koca bir mahallenin olanları bilip de susması ve bir günah keçisi bulmanın daha kolay bir yol olması...Adaletin o günden bugünlere gelene kadar hala nasıl aynı işlediğine tanık olmaksa içime oturdu. Pınar Kür'ün son sayfalarına koyduğu mahkeme savunmasında şu sözleri günümüze ne kadar uyuyor "düşünce özgürlüğünü bir kavram olarak bile ortadan kaldırmanın en iyi yolu, düşünmeyi bilmeyen kuşaklar yetiştirmektir." İmza... Bir süre kitap almayacağım elime, önce sindirmem gerek, başarabilirsem...