Bozkırkurdunda "öte yandan insanların kendisinden nefret ettiği ve hoşlanmadığı da söylenemezdi...Ama çevresinden sempati ve güler yüz dışında bir başka şey gördüğü yoktu...kimse yanına fazla yaklaşayım demiyor,o da kimseyle bağlantı kuramıyor."o kadar dokundu ki ayrı yazmak istedim.Ilımlı ve sessiz bir insan olunca çevrenin tepkisi çoğunlukla burada yazılanlara benziyor.Güler yüz ve anlık samimiyet var ama kimse devamına ilgi duymuyor.Belki günümüzün ilişki dinamikleri bu ama ben kişisel algılıyorumdur.Bilmiyorum.
Çünkü artık ortada öyle bir durum vardı ki,yalnızlık ve bağımsızlık,isteği ve amacı olma özelliğini yitirmiş,onun yazgısına ve mahkûmiyetine dönüşmüştü.Bir dilek dile denmiş,o da dilemişti ve dilenen dilek bundan böyle geri alınacak gibi değildi;içi özlem ve iyi niyetle dolup taşarak kollarını uzatıp,bağlanmalara ve birlikteliklere hazır olduğunu açıklaması boşuna zahmetti,artık tek başına bırakılmıştı.
Daha önce iğrenç azı dişi çekimini yaşamama rağmen ders almadım.Yıllardan beri yavaş yavaş giden diş son noktaya geldi diye de utanmadan üzülüyorum.Ben akıllanmam.
Dış görünüşünü güzel bulmadıkları insanlara birinin mesaj atmasına tahammül edemeyenler var.Kendilerine göre "güzel olmayan"mesaj alamaz alsa bile rahatsız olamaz.Mesaj aldığına şükredip sesini çıkarmamalı çünkü değil mi???