O'nun(s.a.v) ne kadar merhametli olduğunu gösteren daha pek çok kolay vardır.
Mesela sevgili Peygamberimiz(s.a.v) yaklaşık 15 asır önce, savaş sırasında komutanlarına şu emirleri vermiştir:
Evinde oturan yaşlılara ve kadınlara dokunmayın.
İbadethanesinde ibadetiyle meşgul olanlara ilişmeyin.
Düşman ordusu içinde bulunan, eli silah tutmayan çocuklara dokunmayın.
Güzelliği dillere destandı Peygamberimizin (s.a.v). İri, siyah gözlerini ve nurdan bir parçaymış gibi parlayan yüzünü gören herkes O'na (s.a.v) hayran kalırdı.
Teni gül gibi kokardı. Yalan nedir bilmezdi.
Kahkaha ile gülmez, sadece gülümserdi.
Her zaman iyilik yapmayı severdi. Arkadaşlarının yardımına koşmaktan zevk alırdı.
Az konuşurdu.
Asla dedikodu yapmaz, boş söz etmezdi.
Konuşunca hep güzel ve hayırlı şeyler söylerdi. Hayatı boyunca değişmeyen ilkelerinden biriydi bu. "Allah'a ve ahirete inanan ya hayır söylesin ya da sussun." buyurmuştu. Kimseyle kavga etmez, hiç kimseye bağırıp çağırmazdı. Kötü söz söylemezdi.
Hiç kimseyi ayıplamazdı. Hoşlanmadığı şeyi görmezden gelirdi.
Faydasız ve boş işlerle uğraşmazdı. Hiç kimseyi ne yüzüne karşı ne de arkasından kınamaz, ayıplamazdı. Kimsenin ayıbını ve kusurunu araştırmazdı.
Her yönüyle örnek bir çocuktu. Yüzü, etrafa aydınlık saçardı. Üstü başı hep tertemizdi. Terbiyesine ve temizliğine herkes hayran kalırdı. Hayatı boyunca temiz ve tertipli olmaya dikkat etti.