İlkenur

İlkenur
@Kunduzz
İstanbul
11 Aralık
62 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Doğrusu, bizler bugün canlılığın nerede bulunduğunu, ne olduğunu, nasıl adlandırıldığını bile bilmiyoruz. Elimizden kitaplarımızı alsanız bir anda ne yapacağımızı şaşırır kalırız; ne yapacağımızı, kime sığınacağımızı, neye tutunacağımızı, neyi seveceğimizi, neden nefret edeceğimizi, neye saygı duyacağımızı, neyi aşağılayacağımızı bilemeyiz. İnsan olmak, gerçek insan, etiyle kemiğiyle insan olmak bile ağır gelir bize. Utanırız bundan, insan olmayı yüz karası sayarız, benzeri olmayan toplumsal birtakım insanlar olmak için çabalarız. Ölü doğmuş insanlarız biz ve uzun zamandır canlı babaların çocukları değiliz, giderek daha çok hoşlanıyoruz böyle doğmuş olmaktan. Zevk duyuyoruz bundan. Çok yakın bir gelecekte bir şekilde düşüncelerden doğmanın yolunu bulacağız.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

İlkenur

, bir kitap okudu
Puan vermedi·158 syf.·
2020 8. kitabı
Fyodor Dostoyevski
7.9/10 · 159,7bin okunma
Ey sefil yasalar, sefil insanlar, ben asla kötü biri olmadım!
Geçmiş hayatımda herhangi bir anı düşlediğim an, hemen aklıma birazdan o düşleri bitirecek giyotin darbesi geliyor, sanki, yeni bir şey görmüşüm gibi ürperiyorum. Güzel çocukluğum! Güzel gençliğim! Kenarı kanlanmış altın kumaş. O zaman ile gün arasında, bir kan deresi, başka birinin ve benim kanım var.
Ah! Benim zavallı küçük kızım! Daha altı saat zamanım var ve ben ondan sonra ölmüş olacağım! Amfilerin soğuk masasının üzerine sürülen korkunç birşey olacağım; bir yandan kalıbı çıkarılan kafa, diğer yandan anatomik açıdan incelenen bir beden olacağım; daha sonra da arta kalanları bir tabuta dolduracaklar, onlar da Clamart'a doğru yola çıkacak. İşte küçüğüm; babana bütün bunları yapacaklar. Bu insanlar benden nefret etmiyorlar, fakat hepsi de benden şikayetçiler ve şayet isteseler hayatımı kurtarabilirler. Öldürecekler beni! Bunu anlıyor musun, Marie? Soğukkanlı bir şekilde, merasimle, toplumun iyiliği için benim hayatıma son verecekler! Ah! Ulu Tanrım! Zavallı küçük kızım! Seni bu kadar çok seven baban; beyaz ve güzel kokulu küçük boynuna buseler konduran; adeta bir ipeğe dokunuyormuş gibi saçlarının buklelerini durmadan okşayan; o yuvarlak güzel yüzünü ellerinin içine alan; seni dizlerinin üstünde hoplatan ve akşamları da Tanrı'ya dua etmen için ellerini birleştiren baban! Peki, şimdi sana kim yapacak tüm bundan? Seni kim sevecek? Sen yaşta olan bütün çocukların babaları var, sadece senin yok. Küçüğüm yılbaşlarından, bayram hediyelerinden, güzel oyuncaklardan, şekerlemelerden ve öpücüklerden vazgeçebilecek misin?