Kuntinşeyma

Kuntinşeyma
@Kuntinseymaa
Varoluş sancısında kıvranan kadın. Yazılarımın %98.9'u özgünlük barındırmakta lütfen isimsiz paylaşmayalım sayın kişi..
1 Şubat
83 okur puanı
Ekim 2025 tarihinde katıldı
Derin bir düzlükte kendi çukurumu kazıyorum..
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Adamın yolu
Mahallenin en sonunda bir ev vardı. Her akşam aynı saatte verandasındaki lamba yanardı. Adam her gün o sokaktan geçiyordu. Adam yoluna bakıyordu. Kadın ise onun geçtiği yola. Adam yürüdükçe yol kısalıyor,kadın bekledikçe ömür uzuyordu. Adamın gölgesi birkaç saniyeliğine duvara vuruyordu. Kadın o birkaç saniyeyi,bir günün tamamına bölüştürüyordu. Şeyma Öztürk
GİT'ME
Kalan acısını taze tutmanın peşine düşmüştü,ondan arta kalan hakikati her gece yastığının altına koyuyordu. Korkuyordu! Sesini unutmaktan korkuyordu,bir gün telefonu açmamasından.. Sesler mezarsız ölürdü biliyordu Sâhi gidiyor musun ?
KÜÇÜK TİTAN
Titan'ın avlusunda yıllardır aynı nar ağacı duruyordu. Titan durmadan aynı kırık pusulaya bakıyordu. İbre kuzeyi göstermiyordu. Titan ise her sabah onu cebine koyuyor,her akşam aynı masanın üzerine bırakıyordu. Titan'ın pusulaya olan itimadı değişmiyordu. Kapısını çalan istikametleri içeri buyur etmiyor,yolunu yalnızca cebindeki paslı ibreye soruyordu. Kendi doğrusunu mihenk taşı bellemişti. Bu yüzden başka bir elin ölçüsünü almıyor, başka bir dikişin omzuna değmesine razı olmuyordu. Oysa ceket yıllardır aynı bedendi. Terziyi aracı eylese,düğmelerinde ateşi taşıyacaktı.. Şeyma Öztürk
Suzi evin kira mı ?
Bir ikindi vakti,üç kırgınlık,dört dertli serçe ve adı konulamamış bir bekleyiş üst üste yığılmıştı.. Suzi'nin harabe evinde. Sen de bilirsin onlar insanın içinde eski bir ev kurar sonra da ömür boyu kirasını ödetirler. Yıllarca tek bir çivi çakmadan düzenin sahibi kesilirler başımıza. Evvelâ bir sandalye çekiyorlardı kendilerine, sonra sofraya oturuyor, en son da evin tapusunu ceplerine indiriyorlardı. Kendi ömründe kiracı kalmak da biraz böyle bir şeydi. Şeyma Öztürk