Çünkü insanların öyle ya da böyle böyle iyi dedikleri şeylere dair yargıları birbirinden farklıdır, sadece belli başlı şeylerde, mesela toplumsal çıkara yönelik şeylerde pek çok kişi için benzerdir amaç; bu yüzden kendi yaşam amacımızı toplumsal amaca uydurmamız gerekir. Bütün çabasını bu amaca yönlendiren birinin bütün eylemleri tutarlı olur ve hep aynı kalır.
İnsanlara öfkelenmemek kadar onlara dalkavukluk etmemeye özen göster. Çünkü her ikisi de toplumsal çıkara aykırı ve zarar verir. Öfkelendiğinde bunun erkekçe bir şey olmadığını, sevecenlik ve kibarlık gibi özelliklerin insana ve haliyle bir erkeğe daha çok yaraştığını düşün.
Bizi rahatsız eden insanların eylemleri değildir, çünkü bu onların yönetici ilkeleriyle ilgilidir; bizi rahatsız eden bu eylemlere dair yargılarımızdır. Öyleyse düşünceni değiştir, yargını defet ki öfkeden kurtulabilesin.
"Sana dürüst davranmak istiyorum" diyen birisi nasıl çürümüş ve sahtekardır. Ey insan, sen ne yapıyorsun? Bunu söylemene gerek yok. Dürüstlük kendiliğinden anlaşılmalı. Yüzünde yazmalı, sesinde çınlamalı. Tıpkı sevgilinin, sevgilisinin bir bakışından her şeyi anlayabilmesi gibi dürüstlük baktığın an gözlerinden taşmalıdır.