Birbirinizi sevin, ama aşk pranga olmasın aranızda:
Ruhlarınızın kıyıları arasında hep dalgalanan bir deniz olsun aşk.
Birbirinizin kadehini doldurun, ama aynı kadeh ten içmeyin.
Birbirinize ekmeğinizden verin, ama aynı ekme ği yemeyin.
Birlikte şarkı söyleyip dans edin ve eğlenin, ama ikiniz de tek başınıza olun, Bir lavtanın, aynı ezgiyle titreseler de birbirinden ayrı duran telleri gibi.
Aşk sizi çağırdığı zaman, izleyin onu, Yolu çetin ve sarp olsa da.
Ve kanatlarıyla sizi sardığında, kendinizi ona teslim edin, Tüylerinin içine gizlenmiş keskin kılıç sizi yaralayabilecek olsa da.
Ve aşk sizinle konuştuğunda, inanın ona, Sesi, kuzey rüzgârının bahçeleri darmadağın ettiği gibi, düşlerinizi dağıtsa da.
Aşk sizi taçlandırırken, çarmıha da gerebilir. Hem büyütür, hem budar sizi.
Yükselip tepenize, güneşte titreyen en körpe dallarınızı okşadığı gibi, Alçalıp köklerinize, toprağa sık sıkı tutunan bağlarınızı sarsabilir de.
Ve buğday demeti gibi bağrında birleştirir sizi.
Kabuklarınızdan soyup çıplak bırakır.
Apak edinceye kadar öğütür.