Dünyada hayatın ölümsüz kanunlarına boyun eğmek gerekirdi. Bu kanunlar hayatı bir kavga, yani sonu gelmeyen bir kavga kabul eder. Çoğu zaman en kanlı iç savaşların esas itibariyle yumuşak huylu olan bir milleti çelikleştirdiği ve pis kokusu göklere kadar çıkan bir leşin ise, çoğu zaman sıkı sıkı devam ettirilmiş bir barış halinin sonucu öldüğü gerçeği gözden uzak tutmamak gerekir.
Her türlü moral kuvvetini kaybetmiş bir milletin artık zulüm ve baskı hareketlerinin her birinde silaha sarılmak için yeterli bir sebeb bulamayacağını tahmin etmeye galibin hakkı vardır.
Sessiz bir şekilde kabuk edilen bu tarz saldırılar ne kadar çok olursa yenilmiş olan millet, bin uzun ve gittikçe artan saldırıların neticesinde başkaldırdigi zaman, hele bu millet daha büyük kütüklere evvvelce sabırla tahammül etmişse, bu direnç bu isyan diğer insanların gözünde pek haklı gözükmez.
Korkakca boyun eğmeyle şeref ve namusa sürülen leke artık uzun zaman silinemez. Bir milletin kanına girerek ve zehir gibi diğer nesillere intikal ederek onların da kuvvetini felce uğratır. Hatta kökünden yok eder. Aksine kahramanca bir savaş sonunda hürriyetin kaybedilmesi bile bir an için esaret altına girecek milletin tekrar dirlimesine dayanak olur. Bu hürriyet canlı bir çekirdektir ve bir gün ondan sağlam, köklü bir ağaç doğacaktır.
Hiç şüphe yok ki bir adama terbiye yolu ile oldukça mekanik bir hareket verilebilir. Tıpkı, usta bir hayvan terbiyecisinin itaatli bir köpeğe düşünülmeyecek bir takım marifetler yapmayı öğretmesi gibi... Fakat bu terbiye usulü, hayvanı, zekasını kullanmak yolu ile kendisine öğretilenleri yapmaya sevk edememektir. Bu durum insan için de aynıdır. Bir adamın özel yeteneklerine hiç önem vermeden, ona bazı ilmi sahada ustalaşma ve marifetler yapma yeteneği kazandırabiliriz, ancak vasatın üstünde birtakım bilgi doldurmak mümkündür. Fakat bu cansızlar ilimden ibarettir ... Bu gibi kişiler zor durumda veya gizli karar verilmesi gereken durumlarda çok yetersiz kalırlar. Böyle terbiye edilen kimseye, ilerde karşılabileceği her durum ve şartta hatta en basit konularda bile ne şekilde karşılık vereceği öğretmek gerekir.