Mehmet Cuma ÖZTÜRK

Mehmet Cuma ÖZTÜRK
Biraz okur biraz yazarım. Ha arada acemi olmakla beraber Photoshop ile uğraşırım. Daha size kendimi nasıl anlatayım? Bir garip ademim işte.
Memur & Lisans Öğrencisi
Önlisans
İSTANBUL
Hatay / KIRIKHAN
1138 okur puanı
Kasım 2016 tarihinde katıldı
İran, Türkiye, ABD ve Ortadoğu
1979 İran devriminden sonra yeni İran İslam Cumhuriyeti, Ortadoğu'da ABD iktidarına direnişin anahtar merkezi olarak Türkiye'nin bölge ile Batı arasında çıkarlarını dengeleme çabalarını komplike hale sokmaya başlamıştır. Yine de tarihsel ilişki geleneği içinde, gerek Türkler gerekse Farslar birbiriyle savaşma konusunda tutarlı ve derin bir isteksizlik göstermeye devam etmektedirler.
Sayfa 200 - Timaş Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Türkiye ve İran'ın bölgesel ekonomik birlikteliği
Türkiye artık İran gazının ve petrolünün tüketiminde ve batıya aktarılmasında önemli bir kavşak noktası konumundadır. ABD'nin sıkı muhalefetine rağmen, Avrupa tamamen Rus ihracatına bağımlılığa karşı söz konusu İran alternatifini memnuniyetle karşılayacaktır bu da Washington'un hoşuna gitmeyen bir şeydir.
Sayfa 209 - Timaş Yayınları·Kitabı okudu
Türkiye-İran ve Şiilik
Türkiye bu arada Şia üzerinde de farklı kavramlarla düşünmelidir. Osmanlılar uzun süre şia'yı kendilerinin sünni temelli iktidar ve meşruiyetlerine yönelik bir tehdit olarak görmüşlerdir, özellikle de 16. yüzyılda İran Şii bayrağını devraldıktan sonra.
Sayfa 193 - Timaş Yayınları·Kitabı okudu
Pan Türkist Yaklaşımlar
Türkçe konuşan dünya Anadolu, Kafkaslar, İran, Orta Asya ve Batı Çin arasında uzanmaktadır. Bu muazzam büyüklükteki dil grubu, kendi içinde oldukça farklı yapıya sahip olmakla birlikte, ortak bir kültürü paylaştığının bilincindedir. Pan -Türkizm geçmişte çeşitli yerlerde, farklı siyasi amaçlarla zaman zaman peşine düşülmüş bir ideolojidir ve gayet rahatlıkla yeniden kendisine müracaat edilebilir potansiyel olarak bu, bölgede Türkiye'nin nüfusunu güçlendiren bir olgudur.
Sayfa 174 - Timaş Yayınları·Kitabı okudu
Atatürk laikliği neden hayata geçirdi
Tarih boyunca din ile devlet arasında daima bir gerilim olmuştur. Atatürk'ün yaptığı reformların özü, dinin özüne karşı bir tutumu değil; din yerine geçen geleneklere, görüntülere ve çürümüş kurumlara karşı bir tutumu yansıtmaktadır.
Sayfa 130 - Timaş Yayınları·Kitabı okudu
Reklam