TG1 televizyonu yönetimi, Ağca'yı "yalan ve iftiradan söz eden Ağca'nın Papa suikasti soruşturması sırasında tam 124 değişik ifade verdiği" biçiminde yanıtladı TG1 açıklamasında "Gerçek olan tek bir şey var ki o da Bu suikastin yüzyılın en büyük Esrarı olmayı sürdürdüğüdür" dendi ve Fransa, Almanya, İsviçre ve Türkiye ve doğal olarak İtalya'da özel olarak TG1 televizyonunda bu olayla ilgili gerçekleri araştırmaya devam eden, gazeteci gruplarının bulunduğunun, altını çizdi. İtalyan adli makamlarının araştırmayı sürdürmek zorunda olduğu da bir gerçekti.
Ağca, saat 10.40'da bir Jandarma yığını ile çevrili olarak Piazza Adriana'da göründü. Gazetecilere, kuşku ve heyecanla not ettikleri şu cümleyi bağırdı;
"Emanuela, bir rahibe manastırına kapanmış olarak yaşıyor" ...Kamuoyu önünde Bulgar halkından da özür diledi, çünkü Priore'ye açıkladığına göre, Papaya karşı düzenlenen saldırıda Bulgar bağlantısı olduğu tezi yalan, hatta İtalyan gizli servisinden CİA'ye bağlı kişiler tarafından ona öğretilen bir uydurmacaydı. Emanuela'nın kaçırılmasının da suikast gibi Vatikan'ı etkilemek ve iki Bloğun sona ermesi için, çalışan Papa Wojtyla'nın ostpolitik'ini bozmak için yapılan bir seri hareketin bir parçası olduğunu haykırdı.
1992 Aralık ayında L 'Evénement du Jeudi'de, Pascal Krop ile birlikte, hem CİA'in nasıl Bulgar bağlantısını uydurduğunu Hem de Avrupa gizli servislerinin bu gülünç masalın doğrulanmasını nasıl katkıda bulunduklarını gösteren bir araştırma yayınlamıştık. İtalyan Konseyinin eski başkanı Andoreotti, Amerikalıların adamı sayılmasına rağmen Topal'ın bu Bulgar bağlantısı tezine hiçbir zaman inanmadığını açıklıyordu. Aylık Katolik dergisi 30 Jours dans L' Eglise et dans Le Monde'da, CİA Sovyet bölümünün eski şefi Goodman; Amerikan Merkezi haber alma Teşkilatı müdürü Casey, ve onun yardımcısı Gates'in analisrlerinden gerçeği saptırmalarını, Bulgarların ve Sovyetlerin suikasta karıştıkları izlenimini yaymalarını, istediklerini anlatıyordu.