Utterson, Jekyll'ın pek çok kez büyük bir övgüyle
sözünü ettiği bu din kitabının sayfa kenarlarına kendi el yazısıyla akıllara durgunluk veren sövgüler yazmış olduğunu görünce şaşkınlığa uğradı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"İşte" diye fısıldadı Keating meydan okur
gibi bir tavırla. "Diyorum ya, saçmalık! İnsan, insan ırkının bir üyesi olduğu için şiir okur ve insan ırkı tutkuyla doludur! Tıp, hukuk, bankacılık, bunlar hayatı devam ettirmek için gerekli. Ama şiir, aşk, sevgi, güzellik? Bunlar da bizim
yaşama nedenlerimiz!"
McAllister başını salladı. "Kesinlikle. Onları sanatçı olmaya teşvik ederek büyük bir riske giriyorsunuz, John. Bir Rembrandt, Shakespeare ya da Mozart olmadıklarını anladıklarında, bunun için sizden nefret edeceklerdir."
"Ben onları sanatçı olmaya teşvik etmiyorum, George." dedi Keating. "Anlamadığın nokta bu. Ben onları özgür düşünmeye teşvik ediyorum."
"Ah" diye güldü McAllister, on yedi yaşında özgür düşünecekler demek?"
"Böyle alaycı olabileceğinizi tahmin etmezdim." dedi Keating, çayından bir
yudum alarak.
"Alaycı değilim oğlum." dedi McAllister bilmiş bilmiş. "Gerçekçiyim! Bana
aptalca düşünceler yüzünden zarar görmemiş bir kalp göster, ben de sana mutlu
bir insan göstereyim!"