Ayda Kuser

"...paylaştırmaya karşı olan dört ülke -Yunanistan, Liberya, Haiti ve Filipinler­ inanılmaz bir baskı ve hatta tehdit dalgasıyla karşılaşa­caklardı. Sözkonusu ülkelerden en az ikisinin tutumunun de ­ğişmesi gerektiğine inanan Amerika Birleşik Devletleri de, siyonistlere bütün güçleriyle yardımcı oldular. NewYork­'lu parlamento üyesi Emmanuel Cellar, Başkan'a yolladı­ğı bir açık telgrafta «Yunanistan gibi direten ülkelerin yola getirilmesini» istedi. Yüksek Mahkeme yargıçların­dan ikisi Filipinler Başkanına çektikleri telgrafta «Paylaş­tırmaya karşı çıkma kararında diretirse ülkesininu milyon­larca Amerikalı dost ve taraftarını kaybedeceğini» bildir­diler"
Sayfa 29 - Kronik Kitap·Kitabı okuyor
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Filistin'in paylaşılmasını gerçekleştirmekte en çok çaba gösteren Birleşik Amerika'ydı. Dünyanın en önemli ve en etkili yahudi cemaatinin oy baskısı karşısında ka­yıtsız kalamayan pek çok Amerikalı siyaset adamı, Fi­listin'e yahudi göçünün engellenmemesi ve bir yahudi devleti kurulması yönünde ateşli bir kampanya sürdürü­yorlardı"
Sayfa 27 - Kronik Kitap·Kitabı okuyor
Birleşmiş Milletler'in tarihi toplantısından aşağı yu­karı tam otuz yıl önce, İngiltere yahudilere, içlerinden pek çoğunun beslediği düşü gerçekleştirmeleri için ilk elle tutulur fırsatı vermişti: Filistin'de bir yuva kurmak. Bu işi de Dışişleri Bakanı Lord Arthur James Balfour'un 2 kasım 1917 günü büyük bankacılar ailesinin İngiltere kanadı şefi Lord Walter Rothschild'e yazdığı yüzonye­di kelimelik basit bir mektupla yapmışlardı"
Sayfa 24 - Kronik Kitap·Kitabı okuyor
"Yahudi ulusu için, bir devlet kurup Hazreti Davut'­ un şehrini başkent yapamamak «etinin» dirilişi demekti, «ruhunun» değil. İki bin yıl boyunca «Seni unutursam ey Kudüs, sağ elim hünerini unutsun!» yakarısı dağınık­lık içindeki bağlılığın yankısı olmuştu"
Sayfa 22 - Kronik Kitap·Kitabı okuyor
"Kut­sal yer olma niteliği ve sayısız ulusun üzerinde maddi çıkarlara sahip bulunması nedeniyle Birleşmiş Milletler'­in denetimine bırakılan Kudüs, üzerinde ne arapların ne de yahudilerin başkent kuramıyacakları bir uluslararası toprak oluyordu"
Sayfa 22 - Kronik Kitap·Kitabı okuyor