Enes Beldek

Enes Beldek

, şu anda okuyor
%53 (201/377 syf.)
Halil İnalcık
9.2/10 · 3.208 okunma
Reklam
II. BAYEZİT DÖNEMİ – KIZILBAŞ MESELESİ
II. Bayezid: devletin merkezî otoritesini korumaya ve iç düzeni sağlamaya önem verdi. Anadolu durumu: Kızılbaş toplulukların faaliyetleri devlet tarafından güvenlik ve düzen meselesi olarak değerlendirildi. Devlet yaklaşımı: Merkezî yapıyı korumak amacıyla bu gruplara karşı denetleyici ve kontrol edici bir siyaset izlendi. Sonuç: Bu durum zaman zaman devlet ile Kızılbaş topluluklar arasında gerginliklere yol açtı. Özet: II. Bayezid döneminde Kızılbaş meselesi, merkezî otoriteyi koruma ve devlet düzenini sağlama çerçevesinde ortaya çıkan önemli bir iç mesele olmuştur.
2.Beyazıt
II. BAYEZİT DÖNEMİ – SAKİNLİK, İÇ SİYASET VE CEM SULTAN OLAYI 0 dönemi, 1 dönemine göre daha sakin ve durağan bir süreç olarak değerlendirilir. Fatih’in sert ve merkeziyetçi politikaları bazı askerî ve devlet çevrelerinde zaman zaman rahatsızlık oluşturmuştur. II. Bayezid, daha yumuşak ve dengeci bir yönetim anlayışı benimsemiştir. Tahta geçiş sürecinde bazı devlet adamlarında tasfiyeler yaşanmıştır. Bu süreçte Gedik Ahmed Paşa etkisiz hale getirilmiş, İshak Paşa ise görevden çekilmiştir. Dönemin en önemli iç problemi 2 olmuştur. Cem Sultan, Osmanlı tahtında hak iddia etmiş ve askerî destekle iktidara gelmek istemiştir. Ancak II. Bayezid’in karşı üstünlüğü nedeniyle başarılı olamamış ve Avrupa’ya sığınmak zorunda kalmıştır. Cem Sultan’ın Avrupa’da bulunması, Osmanlı için uzun süre devam eden bir dış politika sorununa dönüşmüştür. ÖZET: II. Bayezid dönemi, Fatih’e göre daha sakin bir yönetim anlayışıyla geçmiştir. En önemli iç sorun Cem Sultan olayı olmuş, devlet uzun süre bu taht mücadelesiyle uğraşmıştır.
Fatih Sultan Mehmed: Güçlü Devlet, Güçlü Başkent
Fatih Sultan Mehmed, devlet yönetiminde merkeziyetçi yapıyı büyük ölçüde güçlendirdi. Devlet işlerinde son sözün padişahta olmasını sağlayarak merkezî otoriteyi artırdı. Güçlü ailelerin, uç beylerinin ve devlet adamlarının nüfuzunu sınırlandırmaya çalıştı. Bu politikaların temel amacı, devlet içinde otorite boşluğu oluşmasını engellemek ve Osmanlı Devleti'nin uzun ömürlü olmasını sağlamaktı. Fatih Kanunnamesi ile devlet teşkilatını ve yönetim esaslarını düzenledi. Kardeşler arasındaki taht mücadelelerinin devlete büyük zarar verdiğini düşünüyordu. Özellikle 0 sırasında yaşanan olaylar, merkezi otoritenin önemini göstermişti. Bu nedenle Fatih Kanunnamesi'nde, devlet düzeninin korunması amacıyla kardeş katline hukuki dayanak sağlayan hükümler yer aldı. İstanbul'un fethinden sonra şehrin imarına büyük önem verdi. Fetih sırasında nüfusu azalmış ve birçok bölgesi harap durumda olan İstanbul'un yeniden canlandırılması hedeflendi. Anadolu ve Rumeli'nin çeşitli bölgelerinden insanlar İstanbul'a yerleştirildi. Bu iskân politikası sayesinde şehrin nüfusu, ticareti ve ekonomik hayatı canlandırıldı. Camiler, medreseler, hanlar, hamamlar, çarşılar ve diğer kamu yapıları inşa edilerek İstanbul bir başkent hâline getirildi. Özet: Fatih Sultan Mehmed, merkeziyetçi devlet yapısını güçlendirmiş, taht kavgalarının önüne geçmek amacıyla hukuki düzenlemeler yapmış ve fetih sonrasında İstanbul'u yeniden imar ederek Osmanlı Devleti'nin güçlü başkenti hâline getirmiştir.
ll.Mehmet Zamanı
Fatih Sultan Mehmed tahta geçtikten sonra en büyük hedef olarak İstanbul'un fethini belirledi. İstanbul'un fethi konusunda devlet adamları arasında görüş ayrılıkları bulunuyordu. Çandarlı Halil Paşa, Avrupa devletlerinin birleşerek Osmanlı'ya karşı harekete geçebileceğini düşündüğü için fethe temkinli yaklaşıyordu. Fetih yanlısı devlet adamları ise Avrupa'nın kendi iç meseleleriyle uğraştığını ve uygun şartlar oluştuğunda İstanbul'un alınabileceğini savunuyordu. Fatih gerekli hazırlıkları tamamlayarak 1453 yılında İstanbul'u fethetti. İstanbul'un fethi, Osmanlı Devleti'nin siyasî ve askerî gücünü büyük ölçüde artırdı. Fetih sonrasında Çandarlı Halil Paşa görevden alındı ve idam edildi. Fatih, güçlü ailelerin ve eski uç beylerinin nüfuzunu sınırlandırarak merkezi otoriteyi güçlendirmeye çalıştı. Devlet yönetiminde padişahın otoritesini artıran merkeziyetçi bir politika izledi. Fatih, İstanbul'un fethini yalnızca bir şehir kazanımı olarak değil, aynı zamanda Roma İmparatorluğu'nun mirasına sahip çıkmanın ve evrensel hükümdarlık iddiasının bir göstergesi olarak değerlendirdi. Özet: Fatih Sultan Mehmed, İstanbul'u fethederek Osmanlı Devleti'ni bir cihan imparatorluğu yoluna sokmuş; fetih sonrasında merkeziyetçi yönetimi güçlendirerek padişah otoritesini artırmıştır.
Reklam