"O zamanlar hiçbir şey anlamamışım. Sözlerine göre değil yaptıklarına göre değerlendirmeliydim onu. Ne güzel kokular saçıyor, parlıyordu benim için. Asla kaçmamalıydım. Küçük oyunlarının ardında şefkat yattığını tahmin etmeliydim. Çiçekler öyle tutarsızdır ki! Ama onu nasıl seveceğimi bilemeyecek kadar gençtim o zamanlar."
Eğer biri milyonlarca yıldız içinde tek bir örneği olan bir çiçek sevse, mutlu olması için onlara bakması yeter."İşte çiçeğim oralarda bir yerlerde..."der kendi kendine. Ama eğer koyun çiçeği yerse, onun için sanki bütün yıldızlar bir anda sönmüş gibi olur! Ve bunun hiç önemi yok, öyle mi!"
İçinde üç farklı hikayenin bulunduğu güzel bir kitaptı.Bu üç hikayeden en çok hoşuma giden " Gülünç bir adamın düşü" oldu. Üç hikayede de ana karakter "insanlık" kavramından uzaklaştığını farkedip ruhunu anlamlandırmaya çalışıyor. "İnsanlık" kavramı üzerinde okuyucuyu da düşündürmeye iten bu güzel kitabı herkese öneriyorum. Asla pişman olmayacaksınız.