Ben dünyanın bir parçası olmaktan bu denli yorulduysam dünyanın kendisi ne haldedir kim bilir. Sanırım yaşamayı beceremiyorum. Bazen diğerleri yaşayabiliyorsa bunu ben de becerebilirim diyorum içimden. Sonra mezarlıklar geliyor aklıma. İşte o an kafam karışıyor. Kimseyi taklit etmemek en iyisi. Ben ne yaşamayı becerebiliyorum ne de ölmeyi. Ölümle hayat arasında kurumuş bir ırmağım..
-Ne çok yıldız var. Sanki birisi, içimizdeki yaraları tek tek toplayıp gök kubbeye dizmiş. Yaralar sancıdıkça yıldızlar parlıyorlar.
-Kimlerin yaraları?
-Gökyüzünde hepimizin yarasına yetecek kadar yıldız var..