Henüz küçük yaşlarımda farkettim ben -hadi acımasızlık etmeyip ‘farklı’ diyelim- farklı biri olduğumu. Ötekilerden daha iyi, daha genel bir isim bu. Toplumumuzun utanç verici diye nitelediği bazı davranışlarda bulundum. Ve hastalandım. Yaptıklarım değildi hastalanmamın nedeni, sanmıyorum. Daha çok toplumun o yüce ve ölümcül işaret parmağının beni göstermesiyle gelen histi. Ve milyonlarca insanın ‘Utan. Utan. Utan.’ diye haykıran yüce sesi. Toplumun farklı olanla baş etme yöntemi budur.
Yaşadıkları hayatın bütün zorluklarını bizim üstümüze yıkmaya çalışıyorlar. Ne düşünmeye ne anlamaya güçleri var, hepsinden nefret ediyorum, gerçekten nefret ediyorum, bütün benliğimden nefret ediyorum. Bizden ne istiyorlar, ne yaptık ki bunları bize yapıyorlar.